3836419048_26fcd87cec

bırakmanın anatomisi

Mutlu ve huzurlusun… yazamazsın. Arabesk toplumun çocuğusun işte, itiraf et, Müslüm Baba’ya dudak bük, Murathan Mungan şarkı sözü yazıp söyletince alkışla! ;) Yan cep meselesi. Derdin olacak hayatla, kendinle, aksi halde sükun. Martı çığlık attı, güneş battı, ay doğdu, bulut geçti… Kimse okumaaaaz, dinginsin düpedüz, vallahi dış etkenler değil, içim öyle benim desen de kimsecikler inanmaz. İnsan doğası bu, dünyaya göbeğinden bağlı. ;) İnanmazlıkta kıskançlık saklı. Bırakmazlar seni kendinle, bilesin. Gülüp geçeceksin.

Sonra… zifiri karanlık gecenin içinde bir yorgun yatak, bembeyaz çarşaflar, uyku çağırıyor, ılık yaz gecesine teslim olmak üzere uzanacakken aniden farkediveriyorsun, siyah bir akrep geçiyor, yatağın altında, kayboluyor… Acelesi var, başka hayatlara yetişecek, alınacak dersler var, sayılacak gün, belki biraz zehir…

Ertesi gün, uykulardan uyanınca, karınlar doyunca, zümrüt yeşili bir su kıyısı… Önceleri tutuşmuyor bir türlü, inatçı mı inatçı. Derken alev alıyor, bir müddet tutuyorum onu elimde. Ardından bırakıyorum cam ipeği suyun serin bağrına alsın götürsün küllerini dağıtsın dört bir yana… suyun kendisi kadar berrak içim, kağıt yana yana uzaklaşıyor.*

Hücre zarından bahis açılıyor. Bu boyutta varolmanın ince duvarı, bir yandan ayrıksı ve kibirli, bir yandan birbirinin yerini almaya aç ve cüretkar, bir hamlede yutuverecekmişçesine hücuma geçen sıvıların aralıksız yer değiştirmesi çılgınlığı, birbirimize koşup birbirimizi ıskalamaya büyük bir hazla devam etmenin dayanılmaz güzelliği, saflığı… Sonu olmayan çaba, çok eğlenceli. Bari rol yap, içten olsun. Belli ettiğinde tadı kaçıyor, o zaman bu boyutta işin ne, oyun bozan sen deeee! ;) Helikopter böcekleri rol yapıyorlar öyleyse, arılar, karıncalar, kurbağalar, şu güzelim yeşil nehir ve ağaçlar, hepsi mi tiyatrocu sence?

Kağıdı bıraktığımda artık zaten çoktan bırakmışım, o kadar ki bırakmanın içi boşalmış ve küçük siyah bir akrep yatağımın altından geçmiş gitmiş. Masal da burada bitmiş.

Dahil olmayınca gelen o ferahlık. Tümüyle kendinden sorumlu olmak… İstediğin zaman çiçek açmak, istediğinde somurtmak, kendi dört mevsimini doyasıya yaşama özgürlüğü, eğer istersen sorumsuzca, ağustos böceklerinin şarkısıyla bir müddet, denemek gerek. 

Dokuz canlı şeyleri seviyorum, çünkü inatçılar. Kediler, sardunya, yeniden yemyeşil yaprak yaprak kendinden dirilen gardenya. Demek ölümden kaçmaya gerek yokmuş, nasılsa yeşerirmiş toprak. Unutmuşum, adı Akilandeshvari. Bütün bu düşüp kalkmaların, binlerce parçaya ayrıştıktan sonra yeniden yeni olmaların girdabında gözüm gözünde. Paramparça ettiğim ne varsa hepsini suya bırakıyorum, kendimden uzağa…

Dururken daha yolcu insan. Ya yolun ve gitmenin masalına daldığından, ya da sürüklenen bir yaprağın başına geleceklere duyduğu sonsuz meraktan, içinin çağrısına, şarkısına kulak verdikçe hadi bakalım, rüzgar kıpraşıyor yelkenlerinin içinde tutsaklığa hasret, elim sende oynuyor, belki birazdan fora… Ama önce gardenya yeniden açacak tüm ihtişamıyla, ihtiyaçtan. Sardunyanın üstünden en az iki mevsim daha geçecek. Sonra bakacağız, rüzgarın kokusu… Şimdilik bırakın, zeytinin bin yıllık rüyasına dalayım, cildim kabuk tutsun, kırışsın biraz, mevsimlerle sevişeyim, bırakın, biraz, durayım, kalayım, köklerimden damarlarım salınsın kızıl toprağın içinde usul usul yayılsın… bırakın, biraz… soluklanayım.

* * * * *

* Amerikalı Kızılderili kabilelerinde akarsu kenarında yapılan kişiye özel törenlerde bir eşyanın ister yakılarak ister olduğu gibi suya bırakılmasıyla sembolleştirilen serbest bırakma eylemi… İster adına karmik bağları kesmek diyelim, ister kendinin farkına vararak eski ve yararı olmayan alışkanlıkları bırakmak, bir tür arınma, farkındalık ve değişim-dönüşüm kutlaması. Hasat zamanı, ekinokslarda sıklıkla yapılır.

About these ads

2 thoughts on “bırakmanın anatomisi

    • Eski Mısır kültüründe akrep ruhsal ya da kişisel gelişim, dönüşüm sembolü. Ölüm – yaşam – ölüm döngüsünü vurgular, başka boyutların bilgisine sahip olduğuna inanılır. Afrikalı aborijinler için akrep zehri nasıl kullanılacağı bilinirse müthiş bir panzehir veya ilaçtır. Zehri halüsinejik etkileri nedeniyle sınırları tamamen ortadan kaldırıp algıları, duyuları alışılmadık ölçüde serbest bırakabilir. Şamanlar trans yolculuklarında zehrini kullanırlar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s