retrouvaille: kavuşmak yeniden..

retrouvaille

Bembeyaz porselen tabağın yüreğinden geçen siyah çatlak.

Kavuşmak yeniden eskinin tadı.

Kara çatlak çok yol almadıysa belki yeniden yeni.

Giderek daha çok sevesin var, özleyesin. Çatlak yürür usuldan ve derin.

Durup durduğun yerde kollarını açtığın göğün mavisine kendini bırakışın, üstüne yağan hayatın yağmuruna açtığın kucağın…

Şimdiye gebesin, çocuğun bir serseri ve ucube ve uçarı ve olası ve sıradan ve sıkıcı.

Pul pul dağılan zırhının deliklerinden sızan güneşin ateşten elini tutasın var ve bırakasın.

Geceyi soyunamazsın teninden gündüzüne yabancı her daim firardasın.

Kavuşmak yeniden bugün ve dün ve yarın.

01 Nisan 2014

N. ile yeşil elma üzerine bir monoloğun parçası.

yoga: bu neyin reçetesi?

9781409343479L_004

Uzun zamandır ”yoga nedir?” sorusu meşgul ediyor gündemi. Herkes kendine göre tanımlamaya çalışsa da egoların pençesinden sıyrılmasını bilir yoga. ;) Sadece tarihini okumak dahi bunu anlayabilmek için yeterli. Ocak ayında ilk yarısına katıldığım Yoga Center Bodrum‘daki Aspects of Yoga eğitiminin de bir parçasıydı. Katılımcıların birbirinden güzel sunumları vardı ve özellikle yoga tarihi ile ilgili olan hayli ilginçti. Arkeoloji ve tarihten nasibimi almış olarak diyebilirim ki aslında insan ve zaman varoldukça herhalde yoga da varolmuş. Biz bulabildiğimiz, görüp dokunup işitebildiğimiz kadarını bilebiliyoruz. Ancak insan varolduğu müddetçe onun ihtiyaçları etrafta dinazorlar olsa da, çelik ve betondan kuleler gökdelenler dikilse de temelde aynı. Yoganın bıraktığı izlerin peşinden gitmek hem ilginç hem de karmaşık. Dini akımlar, hükümetler, gurular, onlar bunlar, bazen bir milletin ta kendisi (bir ara Hindistan yogayı tescillemeye kalkıştı) dahi yogayı sahiplenmeye ona sınırlar çizmeye tanımlar getirmeye kalkışsa da yakasını sıyırmayı başarır o! Yel kadar özgürdür kimseyi dinlemez. Belki de zamanın sınavını her defasında bu kadar başarıyla vermesinin ana nedeni de bu olabilir. Anonimliği, bir ağacın dalları gibi gelişmesi onu cazip kılıyor. Sonra eğer istenirse insana dair ne varsa kendiliğinden usul usul öğretmesi, adeta anne şefkati göstermesi, yeri geldiğinde elinden tutması, yeri geldiğinde haddini bildirmesi, aaaa bakın şu işe iyice karışmaya başladı, değil mi? Yoga ne şimdi? Anne mi, baba mı? Din mi, spor mu? Ne? ;)

Yoga, bir insanbilim. Yoga, bir doğabilim. 

Yoga, hayatı yaşama sanatı ve felsefesi.

Bu bilimin öznesi de nesnesi de sen, ben, biz: Hepimiz.

Kabına sığmaz taşar. İstediğin kadar beton dök yüreğine, doğa daima kazanır ve geri alır. :) Yoga doğanın dilini konuşur. Ateşin, suyun, havanın ve renklerin ve seslerin. Kuantum fiziğidir, istersen geometri ve matematik. Kimisi için nefesle bir randevu, kimisi içinse bir dans. Baskıyla ve dışardan gelen tanımlamalarla giydiğin sosyo-kültürel, sosyo-psikolojik tüm kıyafetleri çıkarmanı dahi söylemez sana, yalnızca gösterir. O rolleri devam ettirip ettirmeyeceğine sen karar verirsin, kendi yaşamının direksiyonunda oturan sensin ve kararlar sana ait. Arabayı nereye sürersen yol oraya doğru kıvrılacak. Büyük sorumluluk değil mi? Özgürlük istersen özgürlük, daha çok esaret istersen esaret! Sen neyi seçiyorsan şimdi burada o senin gerçeğin. Kader var mı bilmiyorum. Bazısı kader, bazısı karma der… Başka bir yazının ve tartışmanın konusu.

Peki neden yoga?

Çünkü basittir ve bedenden başlar her şey. Gerisi kişisel ve özel bir hikayedir, parmak izidir.

Ne yazık ki modern hayat doğal halimiz olan sağlığımızı sekteye uğratır çünkü artık bedenlerimize yabancı hatta kimi zaman düşmanızdır. Onun ne dediğini anlamak dinlemek yerine birkaç ağrı kesici ile ağrıları halı altına süpürür sesini keseriz. Pekçok rahatsızlığın, hastalığın başlangıç aşamalarını geçiştirip dikkatimizi vermediğimiz için yıllar yıllar sonra bunun bedelini öyle veya böyle öderiz de.

inadina hayatBizim gerçek doğamızda hareketlilik, canlılık ve bedenin rahatlığı, esnekliği ve gücü barınır, bize küstüğü için giderek zayıflar. Bu nedenle onu saklandığı yerden çıkarmak gerisin geri davet etmek gerekir. Yoga duruşları (asanaları) vücuttaki her sistemi tek tek çalıştırır ve bedene bütüncül (holistik) yaklaşır. Yaşamın her ne aşamasında neresindeysek hangi bedende olursak olalım o bedenin ve olma halinin bir yogası vardır. Her yaşam ve beden bir potansiyel demektir. Bu potansiyelle işe koyulmak gerekir. Hatha Yoga zayıflıkların üzerine temkinli ve güvenli bir kararlılıkla gitmemizi sağlayan bilimsel bir sistemdir. Uyguladıkça beden hastalıklardan uzak kalır, doğal sağlığına kavuşur. Bedenin en basit ve en karmaşık sistemleri tümden tıkır tıkır çalışır.

Biliyoruz ki yaşamda en önemli hazinemiz sağlığımız. Aşağıda kısa kısa sadece beden üzerinden hareketle düzenli uygulandığında beden sağlığı açısından Hatha Yoga’nın bazı faydalı sonuçlarını paylaşıyorum. Yoga budur işte! Yaşamak! Ama nasıl? ;)

1) Kan hücrelerinde çoğalma ve kapilarite (sıvıların kılcal damarlara nüfuz etmesi). Böylelikle salgı bezlerinde, sinir sistemini ve içorganları besleyen daha iyi kan dolaşımı, metabolizmanın verimliliğinin artması, daha iyi çalışması.

2) Formunda bir endokrin ve sinir sistemi sayesinde çeşitli bedensel sistemlerin daha verimli geribildirim vermesi. Bedenin fiziksel ve zihinsel ahengi bu döngünün iyi çalışmasına, dolayısıyla kan dolaşımının da iyi çalışmasına bağlıdır.

3) Yoga duruşları lenf sistemi üzerinde masaj etkisi yaratır, bu da vücuttan ölü hücrelerin, toksinlerin atılmasına, hücreler arası dolaşıma ve beden tarafından besinlerin daha iyi emilimine katkıda bulunur.

4) Yoga duruşları sindirim sistemi üzerinde de masaj etkisi yarattığından sindirim hızlanır, besin emilimi iyileşir, posaların vücuttan, bağırsaklardan atılması hızlanır, böylelikle sindirim yolu hastalıklarının önüne geçilir.

5) Yine yoga duruşları sayesinde zinde, esnek ve hareket kapasitesi yüksek bir iskelet ve kas sistemi yaşam kalitesinin daha ilerleyen yaşlarda korunmasını sağlar. Her duruş (asana) fiziki bir anahtardır da. Dikkatli, farkındalıklı uygulamalar zihni meditatif bir hale getirir, yani konsantrasyonu uzun süreler sürdürmeyi sağlar. Bu da milyarlarca korteks sinapsının (yani iki sinir hücresi, nöronun çıkıntılarının birbirine temas ettiği yerler) daha etkin sinir ağları meydana getirerek hafıza, konsantrasyon, rahatlama ve derin dinlenme, hatta algı derinliğinin artması gibi sayısız fayda sağlar.

Peki uyguladığımız yoganın işe yarayıp yaramadığını nereden anlayacağız?

Beden, zihin ve ruh halimiz bize bunu söyler.

Dışarıdan gelen bir onaylama değil, kendi varlığımızın iç sesi bize bunu açıkça söyler.

Bu işe yarıyor, şu işe yaramıyor!

Önemli olan o içsesi dinleyip dinlememek ve kendine dürüst olmak, kendini kandırmamak.

Kimi yaşamsal sorunlar hafifliyor mu, ağırlaşıyor mu, yerinde mi sayıyor?

Bazı gündelik hayat meseleleri ile daha rahat başa çıkabiliyor muyuz? Stresi ve duygu dünyamızı yönetmek kolaylaşıyor mu?

Uyku kalitemizde, yaşam kalitemizde herhangi bir iyileşme var mı?

O halde devam.

Bu saydıklarım buzdağının görünen ucu… Başka bir şey söylemeye gerek var mı? Haydi yogaya! :)

Kaynakça:

Hatha Yoga: The Essential Dynamics. Carl Abbott, Santa Cruz, California, 2013.

http://www.centertao.org/

B.K.S. Iyengar Yoga: The Path to Holistic Health. Dorling Kindersley (DK), London. 2009.  

http://www.amazon.com/B-K-S-Iyengar-Yoga-Holistic-Health/dp/0756633621

fazla çılgın..

crazt-heart

Bir orkestrayı mideye indirdim, evet bir balinayım ben, yunusu yutmak da neymiş, gövdemde yunuslar yüzüyor! Arada birbiriyle ahengi tutturan orkestramın birbirinden nadide ve de seçkin gel gör ki birbirinin saçını başını da yolmaya muktedir üyeleri tutturuyorlar arada çığlık çığlığa yaylılar çığırıyor davullar gümbürdüyor nefesliler boşalıyor çanlar çalıyor ve üstüme yıkılıyor sesler büyük dalgalarla iç denizimin kumsalına kapaklanıyorum.

Ârafta kalmak böyle bir şey…

Ne gidebiliyor, ne kalabiliyorsun. Ne durabiliyor, ne de hareket edebiliyorsun. Karabasan desen o da değil… Sabırla nefes al nefes ver diye söyleniyorum. Müdahil olma bazen kendine bile! İçimdeki taraflar o kadar çok ki hangi birinden taraf olayım?

İşte ne zaman böyle karışsa toz duman olsa zihnimin birbirinden ukala siyasetçi kılığına bürünmüş kişilik bölünmeleri meclis kurup biri diğerini kürsüden etse, diğerleri kavgaya tutuşup birbirini yuhalasa biliyorum ki aslında hiçbiri!

Hiçbiri!

ve

Hepsi!

İçimin seçeneklerinin birbirini götürmesini sessizce beklemekten başka çıkar yol yok gibi.

Sonra hatırlıyorum bir yerlerden… Bir toprak kase varmış, kendi büyüklüğünce içi su alırmış… Sonra bir de kurbağa varmış bir kuyuda yaşayan, dünyayı o kuyudan ibaret sanan, bir başka kurbağa da meğer büyük denizi bilirmiş…

Yaşamın görüp göreceği kadarıyla sınırlı olduğunu sanırmış ya bazen insan… Rehavete kaptırırmış ya kendini… ;)

Gökten 3 yoga matı düşmüş, biri Manduka, diğeri Jade, öteki de Barefoot Yoga‘nın Original Eco Yoga Matıymış…

Darısı olmayanların başınaymış……. ;)

Yarın aydınlık bir Türkiye yaratmak umuduyla uykulardan uyanmak âraftan sıyrılmak zamanıymış… <3

————

Youtube ile sorunu olanlara TunnelBear uygulaması tavsiye olunur.

Yok olmaz böyle diyenlere videonun bir de Music Feeds versiyonu link olarak sunulur. :)

Rachel Sarmanni: ”Yüreğimizle oynadığımız günleri özlüyorum…”

http://musicfeeds.com.au/tv/buffalo-tales-crazy-heart-live-at-music-feeds-studio/

SAVAŞA HAYIR !!!

23824008

 

SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ…

 

HÜRRİYET HABERİ / 27 Mart 2014

Süleyman şah şoku

DIŞİŞLERİ Bakanlığı’nda, Suriye’deki Türk toprağı Süleyman Şah Türbesi’ne yönelik Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tehdidine karşı savaş planlarının ele alındığı güvenlik zirvesine ait ses kayıtlarının internete düşmesi büyük yankı getirdi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Bakanlık Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in, bakanlık makamında yaptığı toplantıda, sıcak müdahale ihtimalini de içeren bazı ifadelerin kullanılması dikkat çekti. IŞİD’e olası müdahale konusunda hararetli bir tartışmanın geçtiği kayıtlarda, Suriye ile savaş ihtimali değerlendiriliyor. Geçmişte Suriye’deki muhaliflere gönderilen askeri yardım konusunda bilgiler veriliyor. MİT Müsteşarı, Türkiye’nin savaşa girmeye karar vermesi halinde, bazı operasyonlar yaparak buna uluslararası alanda kabul görecek gerekçeler yaratılabileceğini vurguluyor…

devamı http://www.hurriyet.com.tr/gundem/26099475.asp

SES KAYDI 1. Bölüm

SES KAYDI 2. Bölüm

Gündem karışınca yoga..

20131224113360_07

En son Başak’taki dolunaydan mıdır nedir, ülke gündemi ne kadar karışıksa benim iç ve dış dünyam da bir o kadar karıştı, karışık.

Hani başka zaman olsa hafifçe aklımı kaçırabilirim her ne hikmetse yok, ııı-ııııhhh, keçiler kaçmadı. ;) Sebeb-i varlığım yoga desem? Düzenli yoga pratiğim sayesinde iç dengemi olabildiğince koruyorum.

Bir iş değişikliğim var beni ofis ve masabaşı ortamından çıkardı ve birkaç yıl öncesinin serbest moduna gerisin geri getirdi. Sorun var mı? Yok aslında, maddi manevi her şey ok. Lakin bu işin psikolojisi, duygusu biraz tuhaf geldi. Hani alışkanlıklar oluşuyor en çok o bakımdan. Hayat öyle bir rutine binmiş ki farkına varmamışım. Bir kalıba dökmüşüm dökülmüşüm içinde donup kalmışım. Sanırım gözümün feri, neşem, kahkaham yavaş yavaş geri geliyor, çünkü büyük organizasyon demek bir nevi had safhada uyumluluk gerektiriyor. Birileri zincirlerimi çözmüş gibi hissediyorum.

Birkaç gündür tek yaptığım, sağlık da toparladığı için, yoga dersi vermek, kendi yoga pratiğime doğru düzgün vakit ayırmak, yoga hakkında özleyip de okuyamadıklarımın içine dalmak, arada film seyretmek ve uzuuuun yürüyüşleri arttırmak, üstelik güneşe bunca hasret kalınca! Şehirde bir yerden bir yere giderken toplu taşımayı vaktim varsa azaltıp yürüyüş süresini uzata uzataaaa güneşleniyorum….. :)

Bir garipleştim, alışacağım elbette bu yadırgamanın sonu gelecek. Ne yalan söyleyeyim, sonunda kararımı verince, serbest olmam lazım deyince adımlarım dans adımlarına dönüştü! :D Yogaya yer açıldı ve kalbimin ibresi kendi kuzey yıldızına doğru çarkediverdi.

Yeni hayat, yeni konular, yeniler… Akışa devam. Bunun üstüne bir Vinyasa iyi gider şimdi. :)

Not: İtinayla yoga dersi verilir, yoga tatil ve kamp organizasyonları yapılır, sağlık, neşe ve güzel yaşam için hep birlikte yol alınır. Yakında duyurular ve daha fazla bilgi için takipte kalın… :)