Şiva (Shiva) – Kori Michele 2010

Amansız bir savaşçıdır Virabhadra! Efsanelerde bin başlı, bin gözlü ve bin ayaklı, binlerce pençesini savuran, kaplan postlu Şiva’nın1 (Shiva) yeniden dünyaya gelmiş hali olarak adı geçer. Yoganın savaşmak ve savaşçılarla ne işi olabilir ki? Çünkü yoga yapan herkes bir yerden sonra Savaşçı Duruşunu (Virabhadrasana) aldığında, kendi ”savaşçı ruhunu” hatırlar! Hepimizin içinde yaşayan bu ”savaşçı”, bazen adeta evrensel düşmanımız haline gelen kendi kişiliğimize, onun güçlü yön ve kısıtlarını bilmemezliğimizden (Avidya, cehalet) kaynaklanan son derece kişisel iç savaşlarımıza bir göndermedir. Yaşamlarımızdaki acılar ve olumsuzlukların bizce görünmez, anlaşılmaz nedenleri kendi cahilliğimizde yatar. Peki Virabhadrasana ile kendini bilmeyi nasıl bağdaştırırız? Savaşçı Duruşunu almak bize kendi cehaletimiz konusunda nasıl ayna tutar? İşte tam bu noktada daha fazla felsefe ve mitolojiden bahsetmek yerine kişisel Virabhadrasana I (Savaşçı Duruşu I) deneyimimi aktarayım.

Virabhadrasana I / Savaşçı Duruşu I
Virabhadrasana I / Savaşçı Duruşu I

Virabhadrasana I (Savaşçı Duruşu I) uygularken sırt dik, omurga gergin tutulmalı. Sırtı oyuklaştırmaktan kaçınmak ve dizleri de çok güçlü tutmak gerekli. Ayrıca öne uzatılan dizi, baldır yere dik oluncaya kadar ileri büktükten sonra, uzatılan taraftaki uyluk yere paralel, diz ise ayak bileğinin tam üstünde olmalı. Gözler yukarı kaldırılmış ve birleşik haldeki ellere bakarken baş hafifçe geriye doğru bırakılmalı. Virabhadrasana I uygularken bazen büyük bir aynanın karşısında çalışıyorum. Bedenimin aynadaki yanal aksinde omurgamın gerçekten dik, sırtımın da oyuk olup olmadığını, uyluğumun yere parallel, dizimin yere 90 derecelik açıyla ve tam öne uzattığım ayağımın bileği üzerine yine 90 derece açıyla hizalanıp hizalanmadığını kontrol edebiliyorum. Peki ayna olmadan da bunu yapabilir miyim?

Önceleri ayna ile çalışmanın çok iyi olacağını düşünürken, bu hafta tekrar Vibhadrasana I uygularkenki deneyimim bana başka bir gerçeği gösterdi. Çalıştığım sınıfta akışa uygun devam ederken ortamda hiçbir ayna olmaksızın sırtımı, omurgamı düzgün pozisyonlandırıp, özellikle omurgamı azıcık daha dikleştirmemle birlikte Virabhadrasana I deneyimimde dünyalar değişti! Sanki duruşta kalırken yerçekimine karşı bedenimin mutlak ve değişmez, biricik merkezi ağırlık noktasını buldum! Bu noktayı yakalar yakalamaz nefeslerim daha ritmik ve derin, dolayısıyla nabzım daha ritmik ve dengeli, bedensel ağırlık hissim ise daha hafifti. Kısacası duruşun gerçek halini yakalamak böyle bir şeydi işte! En ufak bir yamukluk öne uzatılan dize daha fazla bedensel ağırlık bindirmek, bu da daha çok çaba sarfetmek, bu da daha sığ ve sık nefes almak, bu da deli gibi atan çarpıntılı bir kalp demekti! Denedim ve farkı bire bir anladım! Üstelik bu anlama anı daha çok bedensel bir kavrayıştı. Bedenim ne yapması gerektiğini aynasız, yönlendirmesiz, kendisi buldu! Kendi bilgeliği ile yaptı bunu! Hayalimde aklımı o sırada zaten yüz katlı bir gökdelenin tepesinden aşağı atmıştım bile! Zihin bazen ne kadar da engelleyici olabiliyor! Birebir öğrenme deneyimini kısıtlıyor bedenin, zulmeden acımasız hükümdarlar gibi. Dolayısıyla Virabhadrasana I‘in (Savaşçı Duruşu I) tam manasıyla hakkını verememek cehalet bir yerde. Bedenini bilmemek, ona güvenmemek, çevresel, varoluşsal bir bütünün içindeki en uygun şekli almayı, üstelik de devingen sürekli değişken dünya denen ortamda bu beceriksizliği, yani uyumlanamamayı her gün ard arda sonsuz kereler yaşamak… Savaşçı Duruşu I, kendi duruşuna, fiziksel ve zihinsel şartlanmışlığa tam bir meydan okuma hali! Bu savaş size çok küçük geliyorsa, o zaman hemen bir yoga matının üstüne çıkın ve duruşu deneyin, hissedin. Anlayacaksınız!

Yoga duruşları (asanalar) her zaman belli bir düzeni takip etmeli, çünkü bu duruşların beden için sinirsel ve metabolik etkileri var ve bu nedenle uzman kişilerce öğretilmeli. Öğrencinin de eğitmenin rehberliğinde duruşları uygulaması, öğrenmesi, duruşlardaki bilincini geliştirmesi genel sağlığı açısından son derece önemli. Yoga gerçek bilgeler tarafından binlerce yıldır çalışılan, çok hassas bir sistem. Bedenlerimize karşı sorumluluğumuz yoga yaparken daha da artıyor!

Eğer yoga duruşlarının (asanalar) özüne yukarda anlattığım örnekte olduğu gibi inmeye başlayabilirseniz iş giderek daha da zevkli bir hal alabilir! Benim de henüz özünü tam olarak kavrayamadığım, deneyimleyip öğrenmek için yanıp tutuştuğum duruşlar (asanalar) var. Umarım zamanla uygulamalarda bedenim dengelenip güçlendikçe yavaş yavaş onları da keşfedeceğim.

Her duruş (asana) insanın kendi içine doğru çıktığı ayrı bir yolculuk! 🙂

10.03.2011