Yoganın keyfine yeni yeni varmaya başladım. Son zamanlarda çok severek uyguladığım duruşlardan bir tanesi Vrikshasana (Ağaç Duruşu). Özellikle iki ayağımın üzerinde bedenimin ağırlık merkezini Samasthiti / Tadasana gibi duruşlarla (Sütün Duruşu / Dağ Duruşu) keşfettikten sonra bir ağacı taklit etmek çok hoşuma gitti. Ayakta denge duruşları arasında yogaya yeni başlayanlar için sanırım ilk çalışılan pozlar arasında yer alıyor Vrikshasana. Benim için en keyifli tarafı her gün bedensel dengemin ne kadar farklılık gösterdiğini izlemek oldu. Hemen hergün ağaç olmaya çalışıyorum ve bazı günler hemencecik, bazı günlerse epeyce bir uğraştan sonra dengemi bulabiliyorum. Yemek içmek, az veya çok uyku, stresli olmak, kafa dağınıklığı, sayısız etken var… Peki doğada ağaçların başına gelenleri düşünürsek? Rüzgar, yağmur, soğuk, sıcak, nem, kuruluk……. Eğer çok sert ve eğilmez, bükülmez bir gövdeye ve dallara sahipse kırılır ya da yerlerinden sökülür ağaçlar. Eğer fazlaca yumuşak bir gövdeye sahiplerse de bu defa gelişemez büyüyemezler. Bir de geçenlerde yine bu duruştayken ağaçların ne önü ne de arkası olduğu geldi aklıma. Yani bir ağacın ön cephesi yok! Ağaç dediğin 360 derece bir şey! Üstelik bütün iklimsel etkenlere, hatta çoğunlukla en zararlı olan insana karşı bile yine de dimdik ayakta! Geçen yaz kuzey Ege’nin sahil kasabalarını dolaşırken koca koca çınarlar gördüm. Asırlardır oradalar ve gövdelerinin aldığı çeşit çeşit şekiller parmak ısırtacak cinsten! Çok açık ve yatay olarak da yayılmış ağır dallara sizce nasıl bir gövde gerekir? 🙂

Vrikshasana – Ağaç Duruşu

Başlangıçta Vrikshasana‘da beni en çok zorlayan ayağımın altını bacağımın içine dayadığımda onu orada tutmak oldu. Çünkü kayıyor ve insan ayak tabanlarında yapışkan bir şeyler olmasını istiyor. Aslında tabii duruşu düzgün uygulayınca bu tür problemler pek olmuyor. Ayağın tabanı ile bacağın iç kısmının birbirlerini itmelerinden kaynaklanan, üstelik de itilen bacak yana doğru gövdeyi merkezinden etmiyorsa pekala çok güzel bir denge oluşuyor, ayak kaymıyor böylece. Yine ufak bir ipucu, eğer kalça eklemleri ve kasıklarınız yeterince esnek değilse ayak tabanı bacağın içine dayalı ve dizden bükülü bacağı tam yana açamıyorsunuz. Yana tam açılmayan bacak, tabanı tam olarak bacak içine dayanmayan ayak demek. Vrikshasana gerçekten bu tür ufak dinamikler, püf noktalarıyla dopdolu çok eğlenceli bir duruş! Dahası eğer daha önce bahsettiğim gövdenin adeta yere bir sopa gibi saplanırcasına sağ ve sol tarafları arasındaki ağırlık merkezini ayak tabanları üzerinde henüz Samasthiti / Tadasana uygularken bulamadıysanız çok büyük bir ihtimalle Vrikshasana uygularken üzerinde denge bulmaya çalıştığınız bacağınız kalçadan dışa doğru itilecek ve tek ayak üstünde durmakta zorlanacaksınız. Tek ayak üstüne geçtiğimiz zaman da adeta yere kazık çakmış gibi o doğrusal sütun duruşumuzun bozulmaması gerek.

Dengede kalmak aslında bir noktadan sonra zihnin işi. Yani ayak bilekleri, bacak kasları ne kadar güçlenirse güçlensin eğer zihin sessizleşip sabitlenemiyorsa denge yok! Ağaç duruşunu uygularken başlangıçta ayak tabanını bacağın iç kısmına düzgün olarak yerleştirmeyi başardıysak gözlerimizi hemen biraz önümüzde yere dikip bakışımızı sabitlemek işe yarıyor. Ondan sonra kollarımızı ister Anjali Mudra (eller birbirine yapışık ve göğüs hizasında) şeklinde göğüs hizasında ya da yukarı kaldırarak kollarımızla ters bir V çizebilir, duruşta derinleşebiliriz.

Ağaç Duruşu bizi yaşamda her ne hedefimiz varsa ve başarılması ne kadar zor olursa olsun sabırla o hedef doğrultusunda çalışmak konusunda motive edebilecek bir asana. Tıpkı Vrikshasana‘da olduğu gibi yalnızca kendini adayarak disiplinle çaba gösterip çalışmak iradenin güçlenmesine neden olacak. Ayrıca bu çabaları gösterirken gereksiz gurur yapmak yerine ağaç duruşunu uygularken zaman zaman dengeyi bulamamak, yeniden yeniden denemek, günü gününe uymayan uygulamalar da alçakgönüllülüğü ve sabrı hatırlatacak. Böylece bir ağaç gibi güçlü rüzgarlar karşısında eğilirken yaşam toprağında ayağımızı yere sağlam basıp kök salabileceğiz.

11.04.2011