Sıcak yaz günlerinin en güzel yiyeceği dondurma! GGgggelatooo! 😉 Geçenlerde ailemle bir aradayken babam teknoloji ilerlemiştir, ev tipi dondurma makinelerine bir baksak mı dedi! Durur muyuz? Hemen Amazon.com’a tıkladık yazdık ve neler çıktı karşımıza neler! 250 USD’dan tutun da 2000 USD’a kadar İtalyan dondurmaları yapabileceğiniz çeşit çeşit alet! Gözümüz döndü, ama biz Türkiye’de de satılan daha mütevazice ve kaliteli bir Delonghi’de karar kıldık. Sonra aldı beni bir düşünce.. Yıllardır piyasayı önce panda panda paaaandaaaaa işteeee dondurma! hemen ardından da elbette ki Carte d’Or vb. adına dondurma denen yapışkan dondurulmuş glikozlu şuruplar istila ettiğinden bu yana ağız tadıyla bir dondurma yiyemez olduk. Derken sonra Mado devreye girdi, ama.. Tamam, Maraş dondurması gerçekten süper, ama lütfen itiraz etmeyiniz, benim için iki tip dondurma var! Mesela kuzey Ege’de Küçükkuyu’da ve diğer sahil kasabacıklarında, köylerdeki geleneksel, atıyorum 1939’dan beri diyen, aynı şekilde Alanya’daki meşhur Bamyacı, yaaaa bir dakika, bir İstanbullu olarak Bebek’teki yıldızı nasıl unuturum Mini Dondurma’yı? Evet, ben bu eski tarzdaki gerçekten sütü süt, meyvesi meyve, çikolatası çikolata olan gerçek dondurmaları çok seviyorum. Tabii İtalyan dondurmacılarına da şapka çıkarıyoruz, tek kelimeyle muhteşemler. Viyana’da kaldığım süre boyunca uğramadan geçemediğim Rotenthurm Strasse’deki ice-caféleri unutamayacağım! 🙂

Fakat alıyor beni bir düşünce… Bu şeker meselesini ne yapmalı. Ev yapımı olsa bile şekerden uzak dururum ben, kolay kolay da kimse bana glikozlu bir şekerlemeyi, tatlıyı falan yediremez. Rahatsız oluyorum, kimyasal bir şey ve reddediyorum. Bir yandan da serinlemek istiyorum…

Son günlerde bulduğum çare şu! Bu sene çok güzel çilek oldu ve ben çileğe bayılırım. Ufak porsiyonlar halinde çilekleri yıkayıp yeşil tepelerini kesip buzdolabı poşetlerine koyuyorum sonra doğru buzluğa. Bırakıyorum, taş gibi donuyorlar. Sonra canım soğuk bir şeyler çekince de çıkarıp buz gibi çilekleri tek tek kemirmeye başlıyorum. Hem serinliyorum, hem de çileği böyle yemesi çok eğlenceli. Tabii sera çilekleriyle bu tadı almak mümkün değil, ot gibiler. Gerçekten mevsiminde olması lazım. Şimdi artık pazarlarda çilek kalmadı, mevsimi geçti. Şu aralar hayatımı Superfresh vb. markaların dondurulmuş frambuazları kurtarıyor. Geçen gün alışveriş yaparken marketin buzdolabındaki dondurulmuş frambuaz kutularına erişemedim, başka bir müşteri yardım etti, sonra da ne yapacaksınız bunu diye sordu. Dondurma yerine yiyeceğim dedim. Gülümsedik karşılıklı, süper fikir dedi! 😉

Tabii tatlıyı çok sevenleriniz için zor, biliyorum. Mesela babama bunu yedirmek sanırım imkansız olurdu. Belki yine de idare edebilecek, az kalorili bir fikir de frambuaz, birazcık organik çiçek balı ve yoğurt karışımı olabilir. Gerçi ben meyveyi dondurulmuş ve kendi halinde daha çok seviyorum. Soğuk kiraz da favorilerim arasında! 🙂

Dondurma makinesi eve gelsin ilk dondurma deneyimi soya sütü, bal ve badem sütü karışımıyla yapacağım. Eğer başarılı olursa bir Delonghi dondurma makinası da benim eve gerekecek..