En basit şekliyle Üçgenlerin Kanunu der ki, dünya boyutunda gerçekleşen her türlü fiziksel gerçeklik birbirini ya tamamlayan ya da birbirine zıt iki durumun sonucudur. Kısacası üçgenin köşelerinin birine fiziksel gerçekliği (tezahür) diğer iki köşesine de ya birbiriyle zıt ya da birbirini tamamlayan durumları birer birer yerleştirebiliriz. Yaratmanın kimyası böyle bir şey işte… Yaşamın pekçok deney tüpü var, içinde de yeşil, mor, türlü türlü renklerde sıvılar fokurdayıp duruyor. Biraz minare gölgesi, azıcık kurbağa bacağı, oldu sana bir iksir! Ne yarattın şimdi? Neyi neye kattın, karıştırdın? Neden yaptın? Biliyor musun? Çoğuz kez, hayır, bilmiyorum, bilmiyoruz. Bu kadar duru bir görüşle yaşama bakmak ürkütür mü? Gözünü kapatmak isteyenler eninde sonunda ışığı özlemez mi?

Trikonasana o kadar güçlü bir duruş (asana) ki anlata anlata bitmez! Sanskritçe’de Trikona üçgen anlamına gelir, asana duruş, pozisyon demektir. Üçgen Duruşu (Trikonasana) pekçok çeşitlemeye sahiptir ve günümüzde değişik yoga ekolleri bu asanaya farklı farklı yaklaşır. Kimisi için Trikonasana denince ”Uzatılmış Üçgen Duruşu” (Extended Triangle Pose) kastediliyordur, yani Utthita Trikonasana. Diğer çeşitlemelere gelince Parvritta Trikonasana (Döndürülmüş Üçgen Duruşu) (Revolved Triangle Pose).

Trikonasana genellikle iki bölümde uygulanır, vücut sola ve ardından sağa çevrilerek. Duruşa girerken ayakların aynı çizgide hizalanması duruşun doğrudan denge dinamiğini temelden etkiler. Bunun için özellikle Adidas‘ın çıkardığı yoga matları (siyah ve pembe) bence harika çünkü matın ortasında hayalet hafif bir eksen çizgisi var, matı boyuna iki eşit bölgeye ayırıyor. Dolayısıyla başlangıçta bir yoga duruşunu öğrenirken hizalanmaya rehberlik ediyor. Diyelim ki pahalı geldi, evde de çoktan çalıştığınız bir yoga matınız var, onu yine boylamasına iki eşit bölgeye bölmek için tam ortasından kağıt bantla bir şerit yapıştırın. Ya da Trikonasana, Savaşçı duruşlarını çalışırken duvar kullanın. Nasıl mı? Bunu açıklamayacağım! Önümüzdeki aylarda FerYoga&Pilates Stüdyosu‘nda (Ankara) bu tür değişik öğrenme tekniklerine yönelik ufak bir workshop hazırlığı içinde olacağız. Duyurduğumuzda buyurun, bir çayımızı için, sohbet edelim ve gelin, birlikte deneyip öğrenelim! 🙂

Her neyse, nerede kalmıştık? Evet, hizalanma! Çok önemli! Bunun için Tadasana‘da durun. Sonra Utthanasana‘ya geçin, Ardha Utthanasana ve sağ ayağı geriye atın, Lunge duruşuna gelin (Anjaneyasana). Bu duruş Trikonasana için iki ayak arasındaki mesafenin ayarlanmasını sağlar, ne çok geniş, ne de çok dar, kendi beden yapınızı, bacak uzunluğunuzu hesaba katarak tam olması gereken açıklığı verir. Bedeni doğrultun, elleri bele koyun. Sonra hem ön, hem arka bacağınız düz ve gergin olsun, öndeki diz bükülü kalmasın. Arkadaki sağ ayağı komple dışa döndürün, matın arka dar kenarına ayak dış kenarı paralel olsun. Kolları her iki yana açın ve yere 180 derece paralel halde yanlardan birileri ellerinizi çekiyormuşçasına gerin, uzatın. Avuç içleri yeri görsün. Dizlerinizi korumak, gergin duruşları sırasında diz kapağının zarar görmesine engel olmak için uyluk kaslarınız devreye girmeli ve kasılmalı, dizi hafifçe yukarı doğru milimetrik de olsa çekmeli. Tadasana‘da dururkenki tekniği hatırlayın! Ayrıca eğer dizleri çok gergin tutarsanız bu defa diz arkası kirişlere aşırı yük biner, diz kilitlenmesi dediğimiz durumla karşılaşabilirsiniz. Bunu önlemek için uyluk kaslarınız çalışır durumda, ancak diz ne aşırı gergin ne de bükülü olmalıdır. Duruşta sağlam hissetmenin ayak parmaklarını büküp çalıştırarak mata takmaya, matı kavramaya çalışmasıyla ilgisi yoktur. Ayak parmakları normal ve yaygın ayak duruşunda kalmalıdır, bükülü ve kilitli olmamalıdır. Arkaya uzanan ayağın topuğunu yere sağlam basmak işe yarar. Şimdi duruşun kritik başka bir aşamasına geliyoruz! Kalçalarınızın açısını, duruşunu hiç bozmadan üst gövdeyi sağa doğru uzatın, daha doğrusu altta son kaburgadan itibaren adeta kaydırın, hemen ardından gövdeyi sola aşağıya bükün, sol kol tüm ağırlığıyla yere 90 derece dik olacak şekilde aşağı sarksın, bu arada sağ kol da yine sol kolla aynı hizada ve yere 90 derece dik açıyla göğe doğru uzansın. Eğer aşağı sarkıttığınız sol elinizin parmak uçları yere değmiyor, uzanamıyorsa altına uygun şekilde bir yoga bloğu yerleştirebilirsiniz. Sol kalçanızın üzerine üst gövdeyi yığmayın! Burada tüm farkındalığınızla odaklanmaya çalışacağınız kas grubu aslında psoastır. Psoas açık, karar ölçüde esnek ve güçlüyse üst gövdenin yerçekimine karşı koyduğu o tatlı dirençsiz noktayı, bedenin, yani üçgenin ağırlık merkezini bulmayı sağlar. Hizalanma yanlışsa, psoas kısalmış ve güçsüzse duruşta uzun süre kalmak imkansızlaşacağı gibi, denge sorunları yaşanır. Bir türlü rahat edemezsiniz. Yine bunda önemli rol oynayan faktörlerden bir tanesi de göğsün tavana uzanan kolla olan orantılı hizalanmasında yaşanan sorundur. Kendinizi iki boyutlu bir üçgen gibi düşünün, hissedin, bedeniniz bir üçgenin istisnasız ve estetik, kuralcı, kaskatı köşeleri arasında dengeyi yakalayıp ağırlık merkezi noktasında adeta uçuşa geçecek! 🙂 Evet, Trikonasana böyle eğlenceli işte! Hayatın geometrisini yakalatır bizlere. Kadim ve çok eski, gizemli bilgilere gebe bir duruştur, öyle üçgen olmak, üçgen kalmak müthiş çaba ister başlarda, sonra çaba yerini çabasızlığa bırakır. Fazla kasınca da duruşun dengesi şaşar, kasmayınca da! 😉 Bitti mi sandınız? Haaaayıııır, ya boyun? Tavana uzanan ele doğru bakmak gerekiyor Utthita Trikonasana‘da. Boyun ve baş da tavana uzanan el, göğüs kafesi ile doğru hizalanmazsa boynun her iki yanında yer alan kaslara gereksiz yük biner, duruşta denge sağlanamaz, boyun ağrır, hatta çalışmanın ertesi günü boyun kaslarında ufak tutulmalar yaşanabilir. Bunlar hep boyun ve başın yanlış hizalanmasının da göstergesidir. Gözler tavana uzanan elin baş parmağına odaklanır. Eğer tavana doğru başı döndürmekte zorlanırsanız bunun yerine yere bakın, boyundaki gerilme azalır. Daha önce de belirttiğim gibi, hareketin bir sola bir de sağa eşit sürelerle uygulanması gereklidir. Vücut her yönüyle eşit çalıştırılır.

Aşağıda Utthita Trikonasana ile ilgili bir youtube videosu paylaşıyorum sizlerle… Nefret ettiğim her yoga duruşuna sevgim arttıkça, hayatımın içine kattıkça kendi yaşamıma olan bakış açım da değişiyor, kendimle olan ilişkim değişiyor çünkü. Üçgen Kanunu yaşamın ağırlık merkezini buldurur bizlere, o zaman gündelik sorunlar, nedensellikler, neyin neyi tetiklediği ve yarattığı daha bir netleşir. Devinim ve dönüşümün tadına varmaya başlanır… Bunlar benim gündelik keşiflerim! Kim bilir, sizler de neler neler keşfediyorsunuz, keşfedeceksiniz… 🙂

Youtube videosu için tıklayın! –> http://www.youtube.com/watch?v=iXhIwN88rV0

Eğer ishal, baş ağrısı, düşük tansiyon, kalp sorunları, yüksek tansiyon, boyun fıtığı ve boyunla ilgili başka rahatsızlıklarınız varsa kesinlikle tek başınıza uygulamayın! Daha önce bu duruşu hiç denemediyseniz de mutlaka profesyonel ve yoga eğitmen sertifikasına sahip uzman bir eğitmenle çalışın! Kısacası kendinize iyi bakın! 🙂