Üçgen demişken sırada Parivritta Trikonasana var. Yandaki resimde gördüğünüz geometri beni büyülüyor. Bedenin, hareketin biçimsel matematiğini daha fazla kurcaladıkça ve her duruşta (asana) ağırlık merkezini daha rahat yakalamaya başladıkça yogadan başka hiçbir şey düşünmez, konuşmaz oldum bu aralar. Sanırım arkadaşlarım yakında sus diyecekler, herkesi bıktıracağım! Bir süre böyle.. mazur görünüz, katlanınız, azıcık teknik gidecek bu blog, çünkü bu üçgenlerin dünyasına girdim bir kere bakalım nereye varacak bu işin sonu! Son bir haftadır bütün dünyaya geometrik bakmaya başladım. Mesela üç kişi bir araya mı geliyor, konuşuyorlar, o konuşmaların hangi köşeleri kaptığına, kapladığına kadar her şey üçgen benim için. Toplara çıkıyoruz, birbirimize pas atıyoruz, sanki görünmez bir enerji ondan ona ondan ona köşelerden sekerek dolaşıyor, köşeli bir döngü bu… pür dikkat, aklım fikrim biçimselliğin ruh dünyasının aynası olduğunda, geometrik yansımalar ve Platon’un idealar evreni.. Evet, her meclisten kovulacağım orası kesin, düşüncelerimin kuyruklarını birbirine bağlamaktan acizim, hızlıyım, kendi hız duvarını aşmak isteyen ışık neticede akıl fikir.. Evet, hadi yeter diyecekler, anlamıyoruz seni, neden bahsediyorsun… 😉 Saf saf diyeceğim ki, kaşlarımı kaldırarak, Parivritta Trikonasana!

Benim için bir üç ay öncesine kadar imkansız, şimdilerde ise tam olarak hala hakkını veremediğim ama eli kulağında olmak üzere olan bir duruş Parivritta Trikonasana (Dönmüş Üçgen Duruşu). Tamam, üçgeni (Trikonasana) anladık. Peki ama neden döndürüyoruz, eğip büküyoruz? Ne gereği var? Bu duruş aynı anda bir öne bükülme, eğilme, hem üst gövdeyi döndürme, hem de denge duruşu. Uygularken omurga hem esneyip omurların arası tek tek açıldığı gibi aynı zamanda da döndürülüyor. Bütün ayakta yapılan duruşlar, özellikle Uttanasana (Ayakta Öne Eğilme Duruşu) ve Adho Mukha Svanasana (Aşağı Bakan Köpek Duruşu) Parivritta Trikonasana‘ya hazırlıktır.

Eğer bu duruşu uygulamak şu aşamada çok zor geliyorsa o zaman birtakım destekler (blok vs.) kullanarak duruşu uygulamaya yardımcı malzemelerden destek alarak özellikle bu pozun omurgayı döndüren, çeviren, göğsü açan özelliğinden faydalanmak mümkün. Başlangıçta bacakların arasını çok açmadan uygulamak yararlı olabilir. Ayrıca öndeki yere dayanan elin altına bir blok yerleştirmek de duruşta kalmak için rahatlık sağlayacaktır. İlk başta yerdeki eli ayağın dışına yerleştirmeye çalışmamalı, onun yerine ayağın iç tarafına paralel yerleştirerek bu duruş uygulanmalıdır. Yine bu duruşu yeni yeni uyguluyorsanız arka ayağınızın topuğunun yere tam değmesi mümkün olmayabilir, aynı şekilde öndeki bacağı tamamen germek de zor geliyorsa diz hafifçe bükülebilir. Duruşta ana hedef omurgayı döndürerek göğsü açmak, sırtı tam olarak duvara yaslarcasına omurgayı yere neredeyse 180 derece paralel uzatabilmek, omurların arasının tek tek açıldığını hissettikten sonra üst gövdeyi çevirmektir. Omurganın uzadığını, esnediğini hissetmek yeterlidir. Önemli olan üst gövdenin duruşun içine yerleşmesidir. Bunu başardıktan sonra arka ayağın pozisyonuyla ufak tefek oynanabilir. Bunun için önce ön bacak dizden düzleştirilip gerilir, sonra arka ayağın topuğunun yeri bulması sağlanır. Ayakların birbirlerine göre olan orantılı duruşu çok önemlidir. Öndeki ayağın topuğu arkadaki ayağın kemerinin ortasına denk gelecek şekilde hizalanır. Duruştaki dengeyi sağlayabilmek için arkadaki ayağın (Utthita) Trikonasana‘da olduğundan biraz daha içe doğru dönmesi gerekir. Tıpkı Tadasana‘da (Dağ Duruşu) dururken yaptığımız gibi ayakların tabanlarının tümüyle yere köklenmesi için ayak parmaklarının da adeta bir yelpaze gibi açılarak tüm parmakların teker teker yere temas edip yayılması gerekir. Kısacası ayakların kapladığı alanı adeta genleştiririz. Ancak ayak parmaklarını kasarak yeri kavramaya ya da pençe atmaya çalışmayız. Zaman içinde denedikçe bu duruşta arka ayağın topuğunu yere düz basmak için bu ayağın içe doğru olan açısının ne olması gerektiği kendiliğinden ortaya çıkar. Bütün ayakta uygulanan duruşlarda olduğu gibi bacak kaslarının tamamını çalıştırmak gerekir. Uyluk kaslarını (quadriceps) kasarak dizleri kalçalara yukarı doğru çekip, arka kalça kaslarını (gluteus maximi) geriye içe çekmek ve ardından kalça ile bacak arkası kirişleri kaba etlere doğru yine çekmek önemli. Duruşta ayrıca dizlerin iç ve dış kısmını aynı derecede yukarı kasıklara doğru çekmek gerekli. Bütün bacak kasları çalışır, yukarıya doğru hareketli ve çekilir durumda uzama ve esneme duygusu verirken kalçaları, kasıkları kasıp sıkarak iki bacak arasını pergel gibi düşünürsek aşırı yayılmayı, diz arkası kirişlere aşırı baskı oluşmasını önlemiş oluruz. Bu son kısmı uygulamak duruşta omurgayı çevirirken dengede kalabilmek ve duruşun kalitesini arttırmak açısından son derece kritik! Arka bacağın kaslarında da adeta dönen, adeta girdap duygusu yaratan bir kasılmayla gerilme aynı anda gerçekleşir. Yere köklenmeyi sağlarken üst gövdenin adeta bir burgu gibi hareketlenmesi için güçlü bir temel oluşturur. Aslında bu duruşta arka bacak tam anlamıyla Adho Mukha Svanasana duruşundadır. Diğer taraftan ön bacak ise Uttanasana ya da (Utthita) Trikonasana pozisyonundadır. Parivritta Trikonasana‘da yaygın olarak yapılan bir duruş hatası da arka kalçanın döndürülmeyerek ön kalçanın yanında hizalanmamasıdır. Ayrıca daha üst gövdeyi aşağıya doğru eğmeye başlarken omurgayı döndürmeye başlamak gereklidir, yani eğildikten sonra değil. Göğsü öndeki bacağın üzerine getirdikten sonra omuzlar da olabildiğince ön bacakla aynı hizada ve yere 90 derece dik olmalı, omurga tam olarak bacakların arasındaki çizgiyle aynı hizaya getirilmelidir. Baş aşağı yukarı ön ayağın üzerine gelip hizalanmalıdır. Bunu yaparken sırt adeta hayali bir duvara yaslanır. Omurganın her bir omurunda dönüş tek tek hissedilir.

Bütün bu teknik ayrıntılara teker teker hakim olmak başlangıçta çok zor görünebilir. Parivritta Trikonasana‘yı bir duvara yaslanarak uygulamak duruşun dinamiği hakkında oldukça iyi fikir verir. Duruştayken yukarıdaki kol ve elin iç kısmı duvara dayanır, kısacası duruşu uygularken yüzünüz duvara dönüktür, böylece omurgayı döndürmek için referans alabilirsiniz. Diğer taraftan sırtı duvara yaslayarak uygulayınca da omuzların, sırtın ön bacağa olan hizalanması açısından fikir edinebilirsiniz.

Peki gündelik hayatta ne anlama gelebilir sizce? Benim yorumum şu şekilde oldu: Üçgen durumların köşelerine değil, üçgenin merkezine yerleşmeyi sağlar Parivritta Trikonasana. Dolayısıyla da olayları tek bir açıdan değil, değişik açılardan, üçgenin farklı köşelerinden görebilmeyi sağlayan, olayları duygusallığa veya önyargılara kapılmaksızın, hiç taraf tutmadan her yönden ele alabilme becerisine açılan bir kapıdır.

Eğer ishal, baş ağrısı, düşük tansiyon, kalp sorunları, yüksek tansiyon, boyun fıtığı ve boyunla ilgili başka rahatsızlıklarınız varsa kesinlikle tek başınıza uygulamayın! Daha önce bu duruşu hiç denemediyseniz de mutlaka profesyonel ve yoga eğitmen sertifikasına sahip uzman bir eğitmenle çalışın!