Geçen gün çok güzel bir korulukta yürüyüşe çıktım. Görkemli ağaçların arasında kıvrıla kıvrıla giden ince toprak yolu yürürken bir şey denemeye karar verdim. Doğayı, etrafımı, ayağımın altındaki sert toprağı seyrederken aklıma gelen tüm sıfatlara dikkat etmeye çalıştım. Yeşil, baygın yeşil, sonbahar, soğuk, rüzgarlı, hızlı, sessiz, ıssız, dingin, güzel, sakin, uzak, uzun… Liste böyle uzadı gitti. İki kulağımın arasında ne çok gürültü! Üstelik bir süre sonra sıfatlar isim oluverirler, kemikleşir işte böyle kelimeler yaşam boyu, bazısı kılçık olur batar boğazımıza, acıtır, takılır kalır. En iyisi boşvereyim ben bu sıfatları, zihnimin çenesi düşmüş kendi kibrinden sağından solundan varılmaz olmuş.

Eeee? Ne kaldı geriye? Sonra renkler, dokular, tatlar, hisler kaldı… zihin uzun bir tatile çıktı, gelme dedim, bir süre gelme. Meditasyon belki bu yüzden işte, gürültülü, kakafonik, cinnet geçiren bir senfoni orkestrasının kendine çeki düzen veremeyen, orkestrayı ahenkli bir melodiyi icra edecek kıvama getiremeyen sarhoş, kendinden bıkmış usanmış, emekli olsa intihar edecek olan maestrosu… haydi, çık sen bir hava al, ortalarda görünme bir müddet, kötü müzisyenler de bir süre görünmesinler ortalıkta! Nasılsa başlarız bir ara provalara… Ama önce, şu müziğin ”es” verdiği yeri bir duyalım. Sessizlik büyüsün, kapsasın, kaplasın, kabaran bir deniz gibi dalgası kendini karaya vurmadan önce, ses çıkarmadan, usulca yayılsın uçsuz bucaksız içimin en ücra köşelerine, teker teker saç tellerime, aksın… S.U.S. olsun..sus pus.. çıt yok…

.

”Düşüncelerini izle, kelimelerini ve davranışlarını çok dikkatle izle. Sözcüklerinin gücünün farkında ol ve onları çok dikkatli kullan. Herkese, her şeye saygı duy. Tatlı ve ölçülü konuş. Sevecen ol. Sabırlı, alçakgönüllü ve sevgi dolu ol. Araştır. Sessizlik yemini et ve onu uygula. Düşün ve bir daha düşün, bu dünya fani. Kibirli olsam elime ne geçecek… Tam tersi bir değer olan alçakgönüllülük ve onun mükafatları hakkında düşün. Dua et, meditasyon yap, araştır, Brahmacharya uygula, nefsine hakim ol, tanrının adını an, nefes egzersizleri yap.” [T.K.V. Desikachar]

”Eğer kibirli bir adam bir mağara ya da tek başına bir odada kalırsa onun kendi düşünce kalıplarını silip atabilmesi için gerekli ortam sağlanmamıştır. [Yoga yolunda ilerlemek isteyen kişi] değişik düşünce kalıplarına ve huylara sahip insanların arasına karışmalı ve kendisine haksızlık, saygısızlık edilip suçlandığı zaman oluşan kendi düşüncelerini gözlemlemelidir. Eğer bu kişi en zorlayıcı ortamlarda dahi sakin, dingin ve alçakgönüllü kalabiliyorsa en güçlü düşmanı yenmiş demektir.” [T.K.V. Desikachar]