Sadece bırakmak… Çok kar yağardı ben çocukken. Sonra neredeyse hiç yağmaz oldu.. Derken bu kış beyaz giysilerini giyindi ağaçlar, hep kar var. Evde oturup pencereden kar tanelerinin düşüşünü izlemek, kedimin camın kenarında her taneyi büyük bir dikkatle incelemeye çalışması, cama pati atıp bir süre sonra artık bıkıp kıvrılıp uyuklamaya başlaması… Ankara manzarasına tepeden bakan cumbanın içindeki koltuklara elimde bir fincan dumanı tüten bitki çayıyla gömülmek, arada okuduğum kitabın sayfalarının beni kendimden alıkoymasına izin vermek.. Sadece kendini bırakmak

Biliyorum, yazının ikinci bölümünü beklediniz. Hatta soranlar oldu, eeeee, peki sonra ne oldu?

Hiçbir şey!

Yani müthiş bir dinginlik.

Önce biraz teknik bilgi… Biraz olsun Çin öğretilerine merak salmış olanlarınız Yin ve Yang dersem bir şeyler ifade eder mi? Ya da Paulie Zink dersem?

Bildiğim kadarıyla Yin Yoga ekolünün kurucusu Paulie Zink. Esas olarak Hatha Yoga ve birtakım Taoist gelenek ve uygulamalarla (Tao Yin, Qigong, Kungfu) esinlenerek oluşturduğu özgün bir sentez. Yin Yoganın da amacı diğer ekollerle aynı, ancak asanalar (duruşlar) daha derinlemesine çalışılıyor. Kas dokularının (onlara yang dokular deniyor) da daha derinine ve altına inilip bağ dokuların etkileşimi sağlanıyor. Yin Yoga özellikle kalça, pelvis bölgesi ve omurganın alt bölümlerine odaklanarak doğrudan bağ dokularını, yani lifler, kemikler, hatta eklemleri hedef alıyor. İlk bakışta bu tarz bir yoga son derece sıkıcı, pasif ve yumuşak görünse bile, aslında Yin çalışmak duruşlarda çok daha uzun sürelerle kalınmasını gerektirdiğinden oldukça zorlayıcı bir hal alabiliyor. Asanalarda neresinden baksanız 2 dakikadan 20 dakikaya kadar kalmak ve derinleşmek mümkün. Dolayısıyla Restorative Yoga ile karıştırmamalı!

Deneyimlemeden pek de tarif edilmesi mümkün değil, hani açsınız ve sadece menüyü okuyup kalkıp gidiyorsunuz! Kısacası bir kere Yin Yoga deneyimleyince, aslında akışla (Vinyasa) ve daha hızlı uygulanan, dinamizm gerektiren pekçok yoga türünde (Ashtanga, Power Yoga vb.) asanalar ile ilgili ne kadar zengin deneyimler kaçırdığına inanamıyor insan! Zaten öncelikle tek bir asanada bile birkaç dakika kalabilmek çoğu kişi için müthiş bir meydan okuma! Deneyin, neden bahsettiğimi anlayacaksınız! Benim son dönemlerdeki kişisel çalışmalarım bu yönde ilerliyor. Belirli bir akışı çalıştıktan sonra artık kişisel yoga seansımın sonuna yaklaştığımda ceset pozundan (Savasana) hemen önce özellikle seçip çalışmak istediğim bir asanada kalmaya, sonra derinleşmeye başlıyorum. Yavaş yavaş bedensel sınırlarım kayboluyor ve oturduğum ya da uzandığım yer ile ilgili her türlü bedensel algı susuyor. İçe dönüş başladıktan sonra içte derinleşmek, içeriye doğru akmak var.

Burada keseceğim, çünkü deneyim son derece kişisel.

Eski Çinliler orta yola ”Dao” demişler. Dao, bütün olan bitenlerin, olguların merkezindeki sükunet ve dinginlik. Merkez daima orada, bizler her zaman merkezde olamasak dahi. Merkezimizi terkettiğimizde ise yin ya da yang adı verilen özellikleri üzerimize alırız ve yin ile yang varoluşun iki karşıt yüzünü, kutbunu ifade eder. Her ikisi de bir madalyonun iki yüzü gibidir, asla birbirlerinden ayrı düşünülemezler, birbirlerini tamamlarlar. Varoluş hiçbir zaman statik olmadığından neyin yin ve neyin de yang olduğu da sürekli değişir. Yogada yin ve yang için ha ve tha terimleri kullanılır, böylece Hatha Yoganın ne anlama geldiğine dair ufak bir gönderme yapmış olalım.

Yin daha yoğun, ağır, gizli, kendini veren, daha dişil ve gizemli, pasif olan şeyler, durumlar için kullanılır; Yang ise daha az yoğun, hafif, belirgin ve yüzeysel, daha eril ve dinamik olan şeyler, durumlar içindir. Yin ve Yang fazlaca birbirlerinden ayrı durumlar değildir, çünkü her an biri diğerine dönüşür, yazın kışa, kışın da yaza dönüşmesi gibi. Yaşamsal denge bozulduğunda hangi taraf ağır basıyorsa diğerinin özelliklerini ön plana çıkaran durumlarla karşılaşılır, örneğin aylarca çok çalıştıktan sonra bir hastalıkla birdenbire son derece pasif bir yaşam tarzına geçmek zorunda kalmak gibi. Vücut yavaşlamak gerektiğini hatırlatır. Tam tersi olarak aşırı tembellik de örnek verilebilir. Esas olan dengedir..

Böylece şunu diyebilirim ki Dark Yin Yoga seansının ardından zihinsel, ruhsal ve duygusal, bedensel olarak stresten arınmış, oldukça sessiz ve rahat bir hafta geçirdim. Bırakmak ve derinleşmek, duyuları, algıları içe çevirmek bana çok iyi geldi. Gözlerin bir bandajla kapalı olması bu meditatif etkiyi kat be kat arttırdı. Kış mevsimine de son derece uygun bir çalışma olduğuna inanıyorum.

Bizimle Dark Yin Yoga deneyimlemek isterseniz yerimizi biliyorsunuz. Fer Yoga & Pilates Stüdyosu‘na bekleriz. 🙂