Çok gülersen ağlarsın demişler. Hep duyarım bu lafı.. Aile büyüklerimden, çevremden. Dengeye gelmenin gereği herhalde.

Şu anda 2 numaralı hava çalıyor 😉 hüzünlü. Egom tavan yapmış durumda!

Ben bugün çok kırıldım. Sorumluluğu bana ait bir kırgınlık. Kendi illüzyon dünyamın köşe taşları yerinden oynadı. İyi oldu. İçim kalkıyor, mide bulantısı ve karmakarışık duygular içindeyim. Bir yandan çanta topluyorum.

Ankara’ya veda vakti!

Yine yollardayım, taşınıyorum. Lütfen kimse yorum yazmasın yazının altına falan… 😉 Dünyanın en büyük olayı değil.

Bana verilen bir ses var, geçen hafta eğitmenlik kursunda hocam dedi. O kadar, ama o kadar benim ilacım olan bir şeyi söyledi ki bana, minnet duyuyorum. Bir yandan da midem büzüşüyor. En büyük korkumun gözünün içine bakma ve Virabhadrasana II olma vakti geldi! Canım ne kadar Kurmasana istese de olması gereken o değil şu anda! 🙂

Kalbim kırık. Ağlayamıyorum bile. Boğazım düğüm düğüm. Bence sorun benim illüzyonlarım. Farkındayım. Sadece şu anda söz geçiremiyorum. Bırakalım dağınık kalsın. Belki Halasana ile geçer, dizlerim kulaklarıma varınca sakinlik, dinginlik ve söyleyin, yüreğimin yanması da geçer mi?

Yok hayır, aşk meselesi değil burada yazdığım. Bir dostla ilgili. Benim illüzyonum…

Bu sabah uyandığımda aylardır rüya görmediğimi ve dün gece rahatsız uyuduğumu anladım. Rüya gördüm. Elimdeki inciler birer birer kayboldular. Endişe… Birazdan meditasyona oturduğumda kırgınlığın, illüzyonun, yitip giden incilerin en altındaki derin dünyada dalışa geçeceğim. Sonra hepsi yaz yağmuru gibi akıp gidecek… yıkanacağım.

Şu anda Urdhva Dhanurasanayım! Geçmişimle geleceğim buluşup kesişti ve çok ama çok vertigoyum. Doğal.. Taşınmak bende böyle bir etki yaratabiliyor.

Mutluyum, hüzünlüyüm. Heyecanlıyım, tasalıyım ve yıkanacağım.

Suyun gizemli ve özel kimyasına teslim edeceğim kendimi, yoga derslerimde sevgili arkadaşlarıma söylediklerimle yüreğim yatışacak.

Sonra bir bakmışım, başka bir kentin kıyısındayım.

Benim kıyılarım çok uzak… Teşekkürler egoma saplanan her hançer için! Sonsuz minnettarlıkla dolup taşıyorum! Bütün kısıtlarım, yanılsamalarım, tüm kirlilikler ve aydınlıkla karanlık için, teşekkürler!

Ve sen sevgili dostum, aslında bana değil, belki kendinedir yaptığın, ağzından çıkan her karanlık ve yüreğinde sıkışıp kalan kıskançlık! Eminim onlardan bende de var. Kim bilir? Belki ayna tutmuşuzdur birbirimize de şimdi utanıyoruzdur, bakamamak birbirinin gözlerinin içine…

Don Quixote’u benim gibiler için yazmış Cervantes! 😉 Yeldeğirmenlerim var benim… Üstelik Pollyanna karakteri favorim! Onlar benim içimin en tatlı ve yumuşak dokusu.. Dışım Virabhadrasana, sakın aldanma!

Biliyorum biliyorum, benimkisi ego, kimse ihanete uğramaz aslında. 🙂

Yolun açık olsun.

Not: Yogayla alakasız yazıdır, alıntılamayalım bence.. Hiçbir facebook duvarına yakışmaz gibime geliyor. Haydi bugün beni affedin.