Merhaba! Bu bloğun yazarının doğru düzgün anlatacağı yok, bu nedenle sayfasına el koymaya karar verdim. En azından bir süreliğine!

Çok kötü kalbi kırıldı onun. Çaktırmıyor. Sabrediyor ki geçsin diye. Ama geçtiği falan yok. İçinden ana avrat dümdüz küfretmek de geliyor. Etmiyor. Bence etmesi lazım. Geçen seneydi. Sisteminden temizledi, attı zannetti. Ama yok olmadı. Çizgileri çekmesi, duvarları karalaması, koca bir tepenin üstüne çıkıp saçma sapan şeyler haykırması, içinden atması atması atması… L.A.Z.I.M. Dinlemiyor. Her şey pek bir Z.E.N. Bastırdıkça daha büyük bir tehlike bekliyor onu. Bu gidişle 16 yaşında ettiği laf kehanet olmaktan çıkıp hayatının gerçeğine dönüşecek. Bence CESARET lazım ona! Daha çok SOLAR PLEXUS odaklı bir şeyler… Böylece dengeye gelecek. Belki bu arada biraz çevreye rahatsızlık verebilir ama zehri akıtması lazım. Dolayısıyla reçeteye yazıyoruz: Sabah – öğlen birer kaşık Navasana ile Adho Mukha Svanasana. Akşamları her şey Yin… Bıraksın iyice iyice iyiiiceee… Başı dizine gelmiş gelmemiş kimin umurunda, kıvrılsın o omurlar, çıkarsın kamburunu bıraksın kendini yerçekimine, toprak ana bağrına basar, öper koklar sever, kalbinin kırıklarını süpürür, belki yapıştırmayı dener, eskisi gibi bir kalp olmaz elbet, artık şekli değişti, sesi, frekansı, ışığı… Bu aralar onu hiç dinlemek istemiyor. İstemiyor. Ve ona diyor ki, beceriksiz, K.O.R.K.A.K. !!! K.O.R.K.A.K. !!! Yaptığın her şeyin Z.E.N. olduğunu, T.A.O. olduğunu zannet! Olsa olsa meleklerin kanatlarından tüy kopartırsın sen, ama kendi kanatların çıkmaz! Yüreğinin çölünde kalırsın öyle mecnun. Bir gün elbet…

Bu örnek bir AH ALMA yazısıdır. Şablon olarak kullanmak isteyenler Trevi Çeşmesi’ne falan bozuk para atma zahmetine girmesinler..

Delinda*

(*Yazmayı sevmiyor aslında, onun işi fotoğraflarla, o yüzden bir tane Tumblr hesabı açtık, çeksin söylesin diye, bundan sonra Talasana’da arada çiziktirebilir, uyarmadı demeyin… –> http://talasanayoga.tumblr.com/)

Not: Hhhhhheeeeeeyyyyyyyttttttt (bu aktif bir Solar Plexus yan etkisi narasıdır!!!) kimmiş o ”SENİ ÜZERİM” diyyyyeeennnnnnnn?!?!?!!?!?! ÇİZERİMMMMMM!!!!! CCCccCcccccııııızzzzzııııRRrrrRrrRrrTTttTtTTtttt……………  😉 Dedem belki de eski Istanbul’un bıçkın delikanlı itfaiyecileri, yani tulumbacılarına bu yüzden takılmak istiyordu. Kabadayılığın da kendi has bir güzelliği var. Bağır çağır sat cakanı için yüreğin tel tel olsun bir yandan.. Ne bileyim, Uğur Yücel ile Türkan Şoray’ın oynadıkları Hayatımın Kadınısın filmi geldi şimdi. Demek ki uyku vakti. 😉