Baydı! Pozitif düşün! Enerji vampirlerinden uzak dur! Onun şeysi, bunun püsürü, herkes manyak, bi sen sağlıklısın, egondan bi arınmışın ki, üüüüüfffff, harbi guru murusun, ama aslında var ya öyle bir ruh kurususun ki senden çay bile demlenmez! Rahiyan yok, tadın kaçmış, sülfür, tuz ruhu, karbonat mı ne, bayat kekik, mutfak dolabının köşesinde saklı unutulmuş kavanozunun içinde, kendine kapak olmuş öyle bi şeysin işte! Açsana mübarek ağzını, hadi hadi konuşsana, geç karşıma şöyle ağız tadıyla, şiddetimi boşaltıcam üstüne, ağzımdan salyalar saça saça……. ama onun yerine belki içmeye, belki sevişmeye, belki dans etmeye, belki belki belki, İstanbul’a saçacaksın kendini cam kırığı, ne olacak peki, kırıklığına uyanacaksın ertesi sabah, ne eziyet ama, öööööffff, iyisi mi kanepede yan gel yat, sağ sol yap, pirelerrrr, döne döne uyu, gömül kendi koynuna, cenin düşlerin birinden uyanırken mahmur format at beynin temmmizzzz tertemiz…… yoga matı, köşede, kıvrık katlı, kalk kalk çabuk kalk, ser ser ser, çocuk ol, biraz kedi, biraz inek, köpeğe doğrul, kobraya kıvrıl, sonra biraz yunus, kalaslığın alemi yok, biraz sabır, daha balıktan, A4’ü ikiye katlamaktan, kendine kapanıp açılmalardan, havlu gibi bükülmeler ve sıkılmalardan geçerken ne yaptığının bir önemi kalmayacak, bütün vitrini alaşağı edip bozacaksın, farkında mısın bilmem, baş aşağı dünya, bir müddet öyle… Pazartesi’ni devirdin ya haftanın gerisi sallanarak gelip geçecek, bilemiyorum kendine şefkat bunun neresinde?! Öleceğim merakımdan sayın seyirciler, Çarşamba’ya bi buçuk gün kaldı, galiba şefkatimi aldırdım birkaç sene önce, ya da genlerimde olmayan kromozom, Yin olsam, kabuklarımı yolsam, kanar mı? Arnavut kaldırımı okşardı dizlerimi eskiden, yaramazdım çocukken, ama hiç ağlamazdım ki ben! 😉 Biliyorsunuz, bugünlerde her şeyin bir kursu var. Eskiden her şeyin bir ilacı olduğuna inanılan, doktorların da melek olduğu bir dönem yaşadık. Artık ilacın ve doktorun yerini kuantum şeyler aldı, aldı da başını gitti biraz kantarın topuzu mu kaçtı? Vallahi çığlık atıcam, bir kişi daha ego lafı ederse, insanız yahu, ağız tadıyla kişisel gelişmeden bi olamayacak mıyız artık? Sosyal ve mahalle baskısının post-modern sürümü ne biliyor musunuz? Siz egonuzu devşirip kıvırıp katlayamadınız, saklayamadınız mı? Sosyal etiket egosuz ama egolu elegannn bir bağğğyannnnn… 😉 Zarif mi zarif, naif ama anasının gözü, şşşşşşiiiişşşşttttttt, çaktırma, bak tilkilerin kuyrukları birbirine değdi, cııııızzzzzııııırrrrrttttt….. ahhhhhhhh, köömmmüüüüürrrrr, üüühhhhhüüüüüü, bi dur beeeeaaaaaaahhhhhhhh, çakma diyorum sana, bbbööööğğğğğhhhhhh, amma Zeus baba, sen iyice be zalim oldun, bak söyliycem Hera’ya, hadi sen zaten öküzsün, yapsın sevgilinden bi inek, kendine gel! Gel! 😉 Ööööffff, anne yaaaaa, bi kek yap, havuçlu cevizli olsun, yanına bi de çay koy, yiycem, sonra uyuycam kanepede, sorumsuz, bücür ve ıııı-ııııhhhhh büyümiycem işte, bana ne! Çocuk kadın, iyi böyle, gölge etme!

*Göz atılası New York Times makalesi: The Positive Power of Negative Thinking