nemli… kuytu… karanlık… ses etmez ölüm sessizliği ürkütür ne doğuracağını bilemezsin… ektiğini biçeceksin ne de olsa, çünkü aşksız her tohumun başağı zehrini kusacak sana gerisin geri… toprak her şeyi kabul eder gibi görünüp bağrında karnında bekletip pişirip dönüştüren içinde can saklayan şehr-i emin… fethettiğini sanırsın oysa o senin küllerini savurur parmaklarını açar ellerinden rüzgar uçurur toz eder dört bir yana dağıtır her zerreciğini sabırla yine yeniden kendine katar… maddesi her şey olandır sen ben anlamsızlaşır kapsar kuşatır ufalar ufalanır yayılır seni senden alır… ruhun bile duymaz… çiğneyip geçip gittiğinde senden olan onda kalır… toprakla savaş halinde misin? teslimiyet ve sükûnet içinde kırılır inadın yeniden doğmak için önce mezarında yatmalısın…