img_4980Zamanı geldi, kaçış yok! Gidilecek, yapılacak! Aksi takdirde hasar büyük!

Zihnimin gölünde serbest dalış yapmaya gidiyorum ve önce bir günle başlayacağım. Internet yok, tek kelime laf etmek yok, kitap okumak yok, telefon yok… Vipassana göründü! Eyvah! Korkuyorum!

Arkası yarın diyeyim… Pazar günü döndükten sonra dökeceğim satır satır. Aşağıdaki listenin Vipassana öncesi ve sonrası rengi değişecek…

1. Herkes yalnızlık zor zanaat diyor… İşte yalnız kalmayı becermek lazım falan….. Hadi ordan! Esas iki kişi olmak zor. Hatta iki kişi olup sonra devam edebilmek zor. Hatta devam ederken içinde misin dışında mı bilmek zor! Güvenmek, bırakmak, karışmamak, olmak, ZOR.

2. Zaman kavramından bağımsızlaşmak çok zor! 24 saat, geç kalmak, varmak, varmamak, manipülasyon, suçluluk duygusu, tik tak, akrep, yelkovan, zamanım yok, zamanım var, kendini ittirmek kaktırmak inatla kabul ettirmek dakikaları ve yaşam ritmlerini birbirine dayatmaya çalışmak, yazarken içimden yükselen mide bulantısına benzer bulamaç bunalım! Takıntılar! İnsan zamanı yalnızca uyur, yoga ve meditasyon yapar ve bir de sevişirken unutabiliyor…

nirvana-via-vipassana

3. Olma halinden ötürü derin hoşnutsuzluk, kış mevsimi sorunsalı? Muhtemelen Shakespeare de aynısını hücrelerinde hissetmişti. Kendini sevememek, affedememek, daha bir sürü sarı sandık lekeli enstantane ve bahar temizliği özlemi…

4. O kadar toprak toprak kum kum ki bazen ağır. Kokulu, ıslak, ya da güneşin altında yüzü çatır çatır kuru ve teni çatlak… Su iç diyor, su iç. Kalkıp bir bardak dolduruyorum. Ruhum kendi bataklığına sırt çeviriyor, görmezden geliyor kendini, gecenin içine sızım sızım sızdırıyor hüznünü gizli bir çatlağı var bu testinin, koca bir çığlık kopuyor içinden, ay kayıp, büyük isyan ve varlığının duvarlarına vardıkça bitap onun için hücre onun için derviş bir lokma bir hırka yoksa fakirlik değil işin özü başka… Çarpa çarpa sınırlarım duvarlarım sonunda paramparça?

5. Ego… Nefs… Hatırlatıyor zeki ve yolun yolcusu bir arkadaşım. Evet… öyle! Haklı! Onun için susma zamanı. Şimdi asana geçti, sessizlik gölünde yüzerken kendimle karşılaşmalar… Bu bir randevu, eminim canım yanacak, varsın çizilsin aynamın yüzeyi… Şahit olma cesareti, bu haftasonu yol göründü su kenarı gök bulut ağaç doğanın bağrına uçar adım!

Hatırlattığın için teşekkürler H. 🙂