zenYOGA…

  • Birdenbire tepeden inme bir psikolojik değişim dönüşüm yaşamak anlamına gelmiyor.

Sabırla, farkındalıkla, düzenli uygulama ile dönüşüm ve değişim kaçınılmaz… Ancak pratik etmenin ana nedeni psikolojik dönüşüme uğramak değil!

  • Gerçek olanın fiziksel doğasını, yani evrenin neden meydana geldiğini ve işleyişini tümüyle bilmek anlamına gelmiyor.

Ciddi yapılan bir pratikte muhtemelen bu konular hakkında iyi veya kötü fikir sahibi olunabilir. Ancak bunları bilmek pratiğin kendisini oluşturmaz.

  • Müthiş bir mutluluk haline erişmek anlamına gelmiyor.

Beyaz, mavi, mor ışıklar, değişik ve muhteşem şeyler görmek değil. Bütün bunların hepsini görmek mümkün, ok! Muhtemelen yeteri kadar uzun süre oturup da meditasyon ve pratik yapınca kendi filmini çekmek de olası… 😉 Ancak bütün bunlar pratiğin kendisi değil.

  • Üstün ve özel güçler geliştirmek anlamına gelmiyor.

Bu özel yeteneklerin çoğuna hepimiz zaten sahibiz ve bazılarımızda biraz daha fazlası var. Ancak bu nitelikler gerçekte yine pratiğin kendisi değil.

  • Yıllarca pratik yapmanın sonucu olarak kişisel güç elde etmek veya joriki anlamına gelmiyor.

Joriki,* Zazen‘in** doğal bir sonucu ve bu da pratiğin kendisini oluşturmuyor.

  • Güzel, olumlu duygular, mutlu hissetmek anlamına gelmiyor.

Kötü hissetmenin karşıtı iyi hissetmek değil! Herhangi bir şekilde özel hissetmek veya özel bir şeyi hissetmekle de ilgili değil. Pratik etmenin amacı ya da nedeni sürekli sakin ve kontrollü olmak hiç değil. Elbette sükûnet ve otokontrol yıllarca yapılan bir pratiğin yan ürünleri, ama yine de bunlar pratiğin kendisi değil.

  • Hiçbir zaman hastalanmayacak, canı yanmayacak, hiçbir rahatsızlığı olmayan bir bedene sahip olmak anlamına gelmiyor.

Pratik yapmanın sağlık açısından pekçok yararı var, ancak yüzde yüz mükemmel sağlık bir hayalden ibaret. Elbette çoğunlukla pratik etmenin faydaları gözle görülüyor, ama bunun garantisi yok!

  • Bütün dünyevî sorunlar hakkında her şeyi bilmek ve otorite olmak anlamına gelmiyor.

Bu konular hakkında biraz daha fazla içgörü, ya da uzgörü olabilir, gelişebilir, ancak en zeki insanlar bile aptalca şeyler söyler ya da yaparlar. Yine ”mutlak hakimiyet” arzusunun pratik etmekle hiçbir ilgisi yok!

  • Ruhani olmak anlamına gelmiyor.

En azından genel olarak anlaşıldığı şekliyle değil. Pratik yapmak herhangi bir şey ”olmak” hakkında değil. Ruhani olmayı hedef olarak saptayamazsınız! Eğer bu bir hedefse ya baştan çıkarıcı ya da zarar vericidir.

  • Bütün ”iyi” nitelikleri vurgulayıp ”kötü” olanlardan kurtulmak anlamına gelmiyor.

Hiç kimse iyi veya kötü değildir. Sürekli iyi olmaya çalışmak ve bunun için mücadele etmek pratiğin kendisi değildir. Bu tür bir çabalama halinin atletizmden pek bir farkı olamaz!

Bu liste uzar gider… Pratik yapanlarımız bilirler, bu listedeki bazı noktalar kesinlikle geçerli. Hepimiz değişmeye, bir şeylere ya da bir yerlere ulaşmaya çalışıyoruz! Aslında tuzak işte tam da burada! Bu arzu ve tutkuları mercek altına yatırır yatırmaz bazı şeyler bizim için netleşir ve yaşamımız temelinden değişime uğrar. Bu sürekli değişme ve varma ile ilgili çılgınca arzumuz yanılsamanın ta kendisi ve acıların da kaynağı.

Peki, daha ruhanî, mükemmel ve aydınlanmış olabilmek uğruna umut, yanılsama ve hırsla ağzına kadar tıka basa dolu gemimizden bütün bu yükleri atarsak geriye bu bomboş gemiden başka ne kalır?

Biz kimiz?

Yaşamlarımızla bizler neyi gerçekleştirebiliriz?

…ve gerçekten yoga pratiği yapmak ne demektir?..

—————-

*joriki: yoğunlaşma gücü 

**zazen: oturarak uygulanan bir meditasyon, bunun sonucunda zihin bütünleşerek hedefine kilitlenmiş bir okun sivri ucu gibi keskinleşir

—————-

Zen‘e ilgi duyuyorsanız şu aralar elimden düşürmediğim kitabı paylaşayım: Everday Zen: Love and Work, Charlotte Joko Beck, Harper San Francisco, HarperCollins Publishers, 1989.