Biraz önce kapadık telefonu A. ile. O benim bir nevi annem. 🙂 Beni kendimle tanışmaya davet eden ilk kişi. Eğer bugün bir çekirdeğim, özüm, sözüm ve birlik bütünlük ile dirliğim düzenim varsa ona borcum var, daha doğrusu minnetim. Bu aciz kulunuzun elinden değil ruhundan, kalbinin ucundan tutan, kah otoriter ve anaç bir tavırla, ama daima özü sözü bir ve dikkatli, farkındalıkla dopdolu, içinin zengin kumaşından bir örtü dokudukça üşüyenlerin omzuna dolayan, onları ısıtan çok güçlü bir yüreği var benim güzel dostumun. İyi ki varsın A.!!! Seninle Viyana’daki ilk karşılaşmamızdan bu yana yaklaşık 7 yıl geçti. 🙂 İkimiz de dönüştük, değiştik. Beni bilirsin ukalanın tekiyim, daima gözüm sendeydi. Halen de öyle. Huzurla kalbimin tüm pencerelerini, odalarını, kapılarını yayım yasım açabildiğim ve içinde sen dolaşasın diye serbest bırakabildiğim biricik dostum. Ne çok şey öğrendim senden. Kırık kanatları ve kalpleri onarmayı, en inançsız ve karanlığımda boğulduğum zamanlarda yalnız olmadığımı. Öğrettin, en önemlisi hissettirdin. Elin üstümdedir, bilirim. Ben onu öyle hissetmek istediğim için değil. Sen gerçek olduğun, o el gerçek olduğu için. Ayrı şehirlerde olmanın verdiği tatlı özlem… 🙂 Bugünlerde bana tavsiye ettiğin okumalar, kitaplar uzaktan da olsa el ele tutuşmamızı sağlıyor. Bir sonrakini buldum. Hadi bakalım, daha nice okumalara, paylaşımlara, en önemlisi birlikte o hayalleri gerçek kılmaya, 2013’ü hareket ve bereketimizin meyve verdiği bir yıla dönüştürmeye. NAM !!!