İçinin ormanı kurur ya hani bazen, önce yeşil sarıya çalar sonra tüm renkler kapının aralığından usulca sıvışır gider, ardına bile dönüp bakmaz hayat, gölgen dahi seni takip etmez olur, mevsim dönümlerinde tek yaptığın daha kalın bir hırkayla daha incesi arasında kabuk değiştirmektir alt tarafı… Yeni uzak ve yabancı… İçinde düğümler ve örgüler kurumuş katılaşmış kalıplar… 

http://regex.info/blog/2007-01-14/332

Hatta bazen eşine, çocuğuna, ailene, dostlara ve hayata karşı bir çit çekmişsin, giderek safları sıklaşmış bu örgü örtünün, ilmek üstüne ilmek atmışsın…

08_bamboo-fence

Derken etrafına kendini anlatırken tuhaf benzetmeler yaparsın… Murex falsitribulus… Kabuğunun içinde lezzetli etini gizlerken okyanus pek bir çalkantılı ve dışarısı pek bir tekinsiz…

$T2eC16J,!)8E9s4l5-tuBQSLE0EPJg~~60_35

Eti kabuğa gömdükçe içi boşalıyor günlerin… Zaman kuruyor yaprak yaprak…

Bamboo_Image

Yola vuruyorum hayallerim heybemde askıda belki bir gün ama şimdi yalnızca okyanusa açılmak var Orcalar’ın peşinde beyaz başlı kel kartallar vahşi doğanın kalbine denizden buzulların göllerin bereketli karnına doğru çıktığım uçsuz bucaksız ormanların içinde bir suyolu bir kıyıdan diğerine yüzen bir ceylan ve uzayan sessizliği içimin yeraltı nehirleri… Toprağım soğuk ve buzulum ağlıyor suların yer değiştirme vakti…

34654_408365318239_4341745_n

Beklentisiz, öncesiz ve sonrasız, bir gün yeşil bir akarsuyun kenarında içimin sesiyle başbaşa… Renk, koku ve koyu bir sessizlik var yalnızca. Sihirli olduklarına inanırım, bir kızböceği çifti sevişiyor yanıbaşımda…

mobarakabadvillage_ir___dragonfly_mating-t2

Yanıp küllerinden doğmadı henüz rüzgar harını almadı ateşimin daha oturasım var yeşil olmak için yağmur duası gerek sesim pek bir titrek yine de şifasını kendine söylüyor sabah akşam şamanın davulu okşayan parmaklarının ucunda titreşiyor yüreğim bir kapının eşiğindeyim…

meditation_2_1698x1131

İçimin narin hayvanı inci beyazı kumların üstünde güneş ışığıyla oynaşan suların ahenkli dansına bırakmak üzere adımını atıyor dışarı… Fazlaca düşünmeden yine öncesiz ve sonrasız bu defa yola çıkmak için yola çıkıyor uzaklaşmak aramak değil merak… Kabuğunun dışında olan biten ne varsa yabancısı olduğu görülecek ne çok şey var içinin coğrafyasından toprak ananın bağrında gök babanın bakışları altında mevsimler arasında geçişte akışta su olup bulanıp dolanıp kendine yeni bir yatak yapıp bırakmakta nasıl bir keramet?

12_11_23-mjs-volunteering-in-the-seycehlles-4

Haklı ve doğru olma ihtiyacından vazgeçtiğim, kendi gölgemden ve karanlığımdan hiç korkmadan yumuşacık uykulara dalabildiğim, doğanın sesine yabancılaşmanın açtığı yaraları sarıp sarmalamaktan da geçtiğim, kendimle olduğum gibi olduğum bir hayat… Kimseye göre, hatta bazen kendime göre dahi yaşamadığım, sadece yaşayıp gittiğim, suyla, havayla, sen ve ben olmadan şey olduğum, olmadığım, süregelen devinim salınım, yorulmadan aktığım aktığım aktığım… Ormanda bayırda kendi gizli yolumda hiçliğe doğru erittiğim koca buzulum, her unutuşumda bana hatırlamam için eşsiz fırsatlar sunan bu nefes… Kendimi cezalandırmaktan vazgeçtiğim her an…

540176314_9a66f6e261_o

Olmakta olduklarım, ikilik üçlük ve çokluklarım, binbir başlı bölünmüş gölge benliklerim, bütünlüğe doğru keşmekeşime macerama yol üstüne yol olup yürürken yoldaş olan, sen mi geldin? Safalar getirdin…

27 Nisan 2013

It might happen all over again…