21577Bu mevsim çok uzadı. Hiç bitmeyecek sanki. Masumiyetimi çaldı aslında hırsızın teki. Özür dilemedi. Hayatla sevişiyordum, kıskandı. Bir şeyler yarım. Okuduğum kitabın sayfası açık. Her yanda üstünden iki dudak içilmiş fincanını bekleyen soğuk kahve. Zaman kesik kesik hıçkırıklarla geçiyor. Kendini bir sonraki dakikaya anlatamayan tutukluluk hali…

Bir şeyler yarım kaldı. Pazar günü öğleden sonrası telefon. Kısa kesik cümleler arası noktalama işaretleri. Yaşam almış başını yürümüş ve bir anlığına farkındalık şimşeği yabancılaşma. Yollar hiç kesişmedi. Zaten iki paralel çizgiydi derken uzaya doğru aktı karanlıkta yitti.

Hatırlamıyorum. Unutmanın ilacını içeli beridir yüreğimde kilitli kaldım. Kanatlarımı açmaya ihtiyacım yok gibi geldi. Omuzlarımı boynumu kıstım başımı içeri çektim kaplumbağa misali. Dışarıda görecek ne vardı ki? Her şey hepsi içimde değil mi? Ben, benden içeri?  Omuz silkiyorum, benimkisi öyle bir oyun bozanlık ki!

Uçmak istemiyorum. Uçtukça hissizlik ve uyuşukluk kaplayacak sanki bedenimi usul usul. Kuşbakışı görmesem dünyayı? Hikayelerin dışına fırladıkça yalnızlaşıyorum. Hiçbir şeyin kahramanıyım. Hüzün sarıyor içimi. Egom davullar çalıyor. ”Uçamazsın…. çünküüüü….” Derken geçtiğimiz hafta Cihangir Yoga’da bir derste yine sıra geliyor Bakasana denemeye. ”İleriye bak. Önüne yastık dahi alma. Düşme korkusuna odaklanmak yerine ileriye odaklan. Drishti ileride orada… Elinin işaret parmak kökünü şöyle kullanmayı dene……”

İleriye bakmak sözlüğümde yok. Hiç olmamış ki? Zaten miyobum var. Düşmek, korkmak, ya şu olursa, ya bu olursa diye yaşamak var aslında. Ders devam ediyor… Eğitmenim diyor ki bir anlığına da olsa haydi dene. Bir anda havalanıyorum. Hatta dalga geçiyorum! Bir an mı? Bak, bak, UÇUYORUM! 🙂 Bütün hikayelerim, dramlarım, kraliçeliğim, prensesliğim küçülüyor yukarılarda süzüldükçe.

Tekrar yapabilecek miyim? Sizce? 😉 Şimdilik belki on saniye kadarlık bir süzülüş…

Tek bir kaygı kaldı geriye… Kalbim yeniden atacak mı ve ben yeniden hissedecek miyim? Bu duygusuzluk tünelinden çıkış var mı? Uçtukça kendinden uzaklaşır mı insan?

Not: Teşekkürler Yiğit Zırtıloğlu (Cihangir Yoga Eğitmeni)

Dark Dark Dark – Who Needs Who lyrics

Oh, I have the memory of trust
I tried to keep it close
And oh I have the memory of trust
I swallow it wholeAnd from the mouth of you, a constant coup
Who needs who?

All I’ve known, the sliver in my bone
I had to keep it close
And now it’s gone, the sliver in my bone
I swallowed it whole

And from the mouth of you, a constant coup
Who needs who?

And from the mouth of you, a constant coup
Who needs you?
With no one sayin’, “I do.”
I do.