Yoga Terapi‘yi İstanbul’da en iyi uygulayanlardan biri malumunuz Başak Yüksel hoca… YogaTime‘da düzenlediği kısa süreli bir Bel-Boyun Anatomisi  atölyesine katılmıştım ve evet!!! Yes!!! Da!!! Ja!!! 😀 Benim tarzım yoga… Farkındalığı bol, detaycı, asanaları dantel oya işler gibi işleyen, bedene yediren, incitmeyen, şifalandırıcı…

Malumunuz bu hafta OM Yoga Merkezi‘nin sevgili hocası Monika Tugutlu biraz tatil yapayım nefes alayım dedi, o nedenle 20 Temmuz 2013 Cumartesi saat 12:30 – 13:30 öğlen Yoga Terapi dersi bana düştü. Eğleneceğiz ve bedensel farkındalığımızı bir parça daha arttırmayı ümit ettiğim kısa bir seri ile kendimizi bedenlerimize armağan edeceğiz. Tümüyle teslimiyet hali garantili bir saat vaadediyorum. 😀 Uyuyan dinlenen bir AĞAÇ POZU bile garantili! 😉

Tabii kitap kurdu + fena halde BUNU DA KENDİ ÜSTÜMDE DENEMEM TEST EDİP ONAYLAMAM lazım tipi bir yoga eğitmeni olmaya çalıştığım için (bu öyle bi şeyyyy sürekli devinim evrimleşme devam devam devam…) sevgili Başak’ın atölyesinden eğitim notlarım, daha önceden zulaya attığım makaleler, dahası bir de (Almancanız paslandıysa buyrun bakalım) güzel bir Almanca kitap var önümde, önsözünü Iyengar yazmış…

Louise Wörle & Erik Pfeiff, Yoga als Therapie: Praktische Übungen für Gesundheit und Wohlbefinden. Urban & Fischer, Elsevier Science, 2010.

İlla ki başvuru kitabı diyebilirim. Google Books’ta da içine bir göz atabilirsiniz. Her ne kadar Cumartesi için elimde eğlencelik ve derin dinlenmeyi davet edecek bir Yoga Terapi dersi olsa da ders çalışıyorum, hem de büyük bir keyifle. 🙂 Yoganın en sevdiğim yönü bu sanırım. Sürekli öğrenci hali… Sonsuz bir merak ve araştırma, kendi kendinin hocası ve öğrencisi olabilmek!

OM Yoga Merkezi’nde görüşmek üzere… 🙂

Not: Son zamanların dinlediğim duyduğum en güzel ezanı okunuyor şu anda… Not düşmeden edemedim. İstanbul’un semasında dört bir yandan birbirini yankılayan yakalayan hele de sesi güzel müezzinlerin okuduğu ezan beni çocukluğumun Ramazan anılarına götürür hep, en çok da halamın Rumeli Hisarı’ndaki güzelim evine… Dik yokuşun başındaki boğaz gören kocaman salonlu evde büyük bir hayretle ağzım açık ve heyecanla seyrettiğim yük gemilerinin nerden gelip nereye gittiğini sorduğum, meraktan öldüğüm o çocuk günlerim… ve tadı damağımda kalan iftar sofraları, ev ahalisinin keyifli sohbeti, soba kenarını mesken tutmuş uykulu kedi… Herkese hayırlı Ramazanlar. 🙂

Yoga Therapy Picture for 20th July 2013 Class