tumblr_mndlczeTRn1rw872io2_500

Konumuz ”EVET” ve ”HAYIR” kelimeleri…

Her seferinde bir şeye, birisine, bir olaya, şuna buna HAYIR demekte zorlananlardan mısınız?

Her şey ama her şey kelebek gül çiçek EVET mi?

SINIR TANIMAYAN YAŞAMLAR kulübümüze hoşgeldiniz!

Yoksa KENDİ SINIRLARINI TANIMAYAN YAŞAMLAR mı demeliydim?

Sağlıklı bir ”ben” ve sağlıklı bir ”ego” nerede başlar nerede biter?

Hücre zarlarımız arasında enerji, virüs vs. gibi alışveriş olabilir ne var ki herkes kendi içinde bir bütün.

TEK TEK BİR BÜTÜN.

Parçanın Bütünle olan ilişkisi hep ilgimi çekmiştir.

Bütün parçayı ezdiğinde kendisinin o parçalardan meydana geldiğini unutmuş gözükür.

Parça bütünün aleyhine egoistçe ve bütünü tehlikeye atacak eylemlerde bulunduğunda savaş çıkar ve bütün parçayı ezmek için elinden geleni yapar.

Cinayet kırmızıdır üstelik tümden gelimsel ve tüme varımsal cinayetler mümkündür.

Ne demek istiyorum?

Tamam, paket olsun lütfen. Toparlayacağım. 😉

Aşağıdaki çeşitli diyaloglara bir gözatın lütfen.

1) ”Sen beni anlıyorsun. Yani sen benim içimi algılıyorsun. Seninle sansürsüzüm.”

[İçini algıladığımı falan sanıyor. Sansürsüzlük deneyimi başkasının yanında yapmaya cesaret edemediği ama kendine göre kişiliğinin veya yaşam tarzının parçası olduğuna inandığı şeyi benim yanımda yapabiliyor olmak. Aslında tek yaptığım karşımdaki kişiyi kontrol etmemek. Sahne ve ışık! ve motor! Buyrun! İstediğiniz kadar kendiniz olabilirsiniz. Ancak bu benim her şeye OK dediğim anlamına gelmiyor. Kendini rahat hissedince bu rahatlığın başkasıyla uyumlanacağının bir garantisi yok malumunuz.]

2) ”Bu tür hayat geçişleri hiç kolay değil biliyorsun ki?! Yani dur bakalım işte bi üç dört ay sonra neler olacak.”

[Sadece susuyorum. Çünkü başkasının projeleri aslında beni ilgilendirmiyor. Hatta sırf kuramsal kafada yaşayıp onu eyleme dönüştüremeyen, hayatı yularından kavramayı sürekli erteleyen ERİŞKİN BEBEKLER, lafım size! Heeeeyyyyy! Hadi, ne zaman harekete geçeceksiniz ve bahaneler ne zaman bitecek?! Başka iş, başka eş, başka başka başka mı? Kaldırın popoları çıkın rahatlık çemberinin dışına anlayın kaç bucak kaç kulaçsınız cesaretiniz benzinden daha mı pahalı yoksa sudan mı ucuz? Nedir? 😉 Arkama dönüp bakmadan gideceğim. CİNAYET! PAKET OLSUN LÜTFEN! 😉 Kocaman bir HAYIR ve her koyun kendi bacağından (tabii içimden) diyorum, İstiklal Caddesi’nden salına salına Galata’ya doğru danseder uygun adım uçuyorum. Ohhhhh, bu ne güzel ferahlık. İçim açılıyor. Neysem o, ne istiyorsam o. Pazarlık yok! Satılık değilim!]

3) ”Aslında ben her işimi kendim yaparım. Zaten öyle bir ailede büyüdüm. Yani kimse ütümü falan yapmazdı. Öyle çamaşırlar yıkanır falan. Ama şimdi her şey ayağıma geliyor. Hatta bazen bunalıyorum. Eeeh yeter falan diyorum. Dur, bizimkilerin oturduğu apartman şurası, sen şurda bekle, görmesinler şimdi, boşver… Yoooo, bizimkiler muhafazakar değildir. Hiç hem de. Her şeyimi bilirler….”

[…..dıııııtttt….dııııııttt…dıııııtt……. Aradığınız kişiye şu anda ulaşılamıyor…… Tekrar etmeme gerek var mı? Bu kısımda ERİŞKİN lafından çok ÇOCUK lafı daha uygun kaçıyor! 😉 Yaşamda hiçbir hedefi olmamak da bir seçim elbette. Kimse kendi egosunu yüceltmek uğruna dünyayı kurtarmasın. Bakınız iktidar ve muhalefet partileri. Herkes daha çok egosunu ve cebini kurtarıyor gibi geliyor bana… Neyse, Dani Siciliano buyurmuş demiş ki COME AS YOU ARE! Tercümesi OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN! ve ben gördüğüm şeyi sevmek zorunda değilim. CİNAYET! PAKET OLSUN LÜTFEN! ………..  H.A.Y.I.R. !!!  ;)]

YOGA ile ne ilgisi var? Söyleyeyim kendimce… TADASANA (Dağ Duruşu’nu) yani durduğun yerde durma ve dağlar gibi durma halini hiç bu gözle deneyimlediniz mi? Birisi sizi sözleriyle taciz eder, fikrinizi illa ki değiştirmeniz için sıkıştırmaya, olayları çarpıtmaya çalışırken denediniz mi? Ya da gerçekten de Tarabya – Taksim hattı katil bir belediye otobüsünün içindeymişçesine olaylar etrafta çıldırır, duygusal dengenin ibreleri şaşarken DAĞLAR GİBİ DURMAYI denediniz mi? Diğer yoga asanalarını uygularken her asananın temelindeki TADASANA’nın prensiplerini hatırlayabiliyor, bedeniniz otomatik bunları zaten uygulamaya geçiyor mu?

Esnekliğin temelinde müthiş bir çekirdek güç sessiz sedasız yatıyor. Farkında mısınız? Kendi gücünüzün? Duruşunuzun? İsteklerinizin? Atom çekirdeğinizin içindeki muazzam enerjinin? 🙂

Huffington Post – The Power of No

http://www.huffingtonpost.com/mike-robbins/the-power-of-no-just-say_b_503299.html