2013-09-28_101754

Yazının daha önceki bölümleri için tıklayın…

2. bölüm: İleri seviye yoga neye benzer?

1. bölüm: İleri seviye yoga neye benzer?

Kaldığımız yerden devam… Herkesin ilerisi gerisi, kuzeyi güneyi farklı bence… Geçen akşam Beyoğlu’nda bir yerlerde açık havada oturmuşuz bir arkadaşımla tabir-i caizse ciddi demleniyoruz. Laf lafı açtı, paraşütle atlayışlarından bahsetmeye başladı, aslında konumuz kişisel korkulardı. Şundan korkarım, şunun üstüne gittim, ama işte gibisinden… Herkesin değişik değişik korkuları dolayısıyla kısıtlamaları var. Bunlar bazen sağkalım için ciddi ve önemli hayati sınırlar oluşturmamıza yarıyor. Ancak bazen de bizi havasız bırakıp boğuyor. Paraşütle ilk atlayışı, derken ikinci ve üçüncü denemelerini dinlerken, ki inanın bir şeyi ilk kez yapmaktansa korkup bir daha bir daha yapmak, korkunun üstüne gitmek bazen daha da ürkütücü, bir yandan aklımdan gündelik hayattaki yoga pratiğim geçiyor. Matımın üzerindeyken korktuğum duruşlar, denemeye çekindiklerim ve kısıtlanan oyun alanım, arkasında yatan koyu gölgeler… Ya da bazen haddimi bilmeyip sağlıklı sınırlarımı tanımamanın yol açtığı kalitesiz denemeler… Sonra can kulağıyla dinlemeye devam ediyorum. Arkadaşım bu güne kadar rastladığım hani Anusara ya da belki de Pema Chödrön tabiriyle kalbi derin, tatlı, hüznün eli değmiş ve sonra güneş açmış sağnak yağmurun ardından, sevginin dilini büyük bir rahatlık ve açıklıkla konuşan bir yüreğe sahip. Bu ender rastlanılan güzellikte bir şey. Enerjisi o kadar yumuşak, keyifli ve eğlenceli ki insan ister istemez o frekansa uyumlanıyor zaten. Peki, bu kadar övgü yeter, yanakları kızaracak. 🙂 Bir ara bu enerjiyi de hissederken aklımdan yıldızı kayan kısa bir düşünce daha: ”İleri Seviye Yoga! İşte bu!” Akmak ve yüreğin atımı…

Belki bazen kendine meydan okuyabilmek, bazen kendine kol kanat gerip şefkatle yaklaşmak, hiç kimse elini uzatmaz, ya da aldırış etmezken dahi zorlukların sevinçlerin yaşamın ortasında bir bütünlük ve birlik hali, olduğun gibi olma, rahat ve maskesiz ya da tüm maskelerinin gerekli gereksiz rollerinin hepsinin farkında olma hali… ve bundan duyulan tasasızlık, yayılan nezaket ve güven, rahatlık ve akış… Çabasızlık ve ancak yine de bu dünyadan olmak… Hepsi kadim kitaplarda, Yoga Sutra‘da anlaşılmaz formüllermiş gibi anlatılıp duruyor ya, tekrar daha iyisini yazacak değilim, söyleyecek değilim, ancak kendimce belki arada hissedebilirim. Yoga yolculuğum beni bu türden zengin bir varoluş haline yaklaştırabilir, ya da arada tadına bakmamı sağlayabilir. Çünkü kalbin hazineleri sonsuz…

BONES_258_02_CH

İleri seviye yoga deyince giderek yoga matımdaki oyunun ahengi, tınısı ve tadı değişiyor, dönüşüyor. Kendi derinliklerimde yüzmeye başlıyorum. Görecek, öğrenecek, anlayacak ama en önemlisi yüreğimle sonuna kadar hissedecek koca dünyalar var beni, bizi bekleyen. Mevsimleri ve zamanı buyur etmek, hayatı tümüyle içeri almanın esneklik ile bir o kadar da sabitlik gerektiren her halini yaşamak!

Sohbetimiz bizi Bob Marley’e doğru götürüyor sonra bir ara… ONE LOVE diyoruz… 🙂 Derken filmlerden konuşuyoruz. Görsellikten, ışıktan, zeki senaryolardan, şaşırtmacalı mistik düşündürücü sonlardan… Akıyoruz, nefes nasıl akarsa öyle. Benim için ender güzelliktedir bu tür frekanslarda titreşmek bir süreliğine bir dostla. Çünkü zaten aslında kendi bencil biricik dünyamda içimdeki tüm diyaloglar ve suskunluklarla uçsuz bucaksız çeşit çeşit ormanım ben, koyu ve kuytu, serin. Bir sabah uyandığımda kah gürgen, bazı gün kestane, bazen ıhlamurum. Sabitim, etten bedenim ilerde bir gün geride bırakacak olduğum ve bu ayrılık belki de ayrılıkların en büyüğü ya da uykuya dalmak gibi en basiti? Kim bilir? Paraşütle kendini hızla yaklaşan yeryüzüne doğru binlerce metre yükseklikten düşüşe bırakmaktır belki? Ya da yoga matının üstünde Shalabhasana (Çekirge Duruşu) çeşitlemelerinden bir tanesi için kollarını iki yana açmak, kalbi ferahlatmak ve nefesi davet etmek ve bir sonraki sıçrayışa niyet etmektir? Kimisi için bu tümüyle ”ileri” bir haldir.

Bazı gün uçuştan yere inip hayal dünyasını toprağa değip de dengelemek, kimi gün bedenini toprağın anaç bağrından söküp binbir zorlukla boğuşup ince bir ışık huzmesine uzanan ufak bir filizdir yüreğini göğe açmaya yakın.

İleri seviye yoga…

Niyet ve disiplin…

Eksi ve artı kutuplar, güney ve kuzey, doğu ve batı arası sonsuz gezintilere çıkmalar ve her seferinde yüreğinin pusulasının evi gösterdiği yere geri dönmek…

Yoga, böylece, hep ileriden, yarından çok, ”şimdi” hali.

Bence…

(…devam edecek)