153

Dünya böyle… Tüketeceğinden fazlasına el uzatma ama karnını doyur. Yaşam yaşamı besler çünkü. Doyunca gider. Sofralar yayım yasım toplayanı kalmaz.

Dünya böyle… Akan sohbet biter. Güneşli günlerin ardından gelen kapalı yağmurlu hava. Gelene hoşgeldin demek gideni biteni ardından uğurlamak hep ama hep akışta olmak.

Dünya böyle… Yaşamla ölüm elele ve güzel. Bitebildiği için başlıyor yeni hiç eskimiyor. Aşk nedir diye soruyorsan karşılıklı birbirinin avı olmak bir süreliğine ve birbirine etinden koparıp vermek kanlı canlı ve sonra birbirini doyurunca tamam demek doydum.

Dünya böyle… Bilmem bir daha acıkıp aynı yemekte buluşulur mu aynı suyun kenarında. Sonbahar hazan mevsimi. Bunda kötü bir şey yok. Belki meleksin ve kanatlarını açıp uçmak zamanı konduktan sonra.

Dünya böyle… Üzülecek korkacak küsecek bir şey yok. Çiçekle çiçek yaprağın kendini bırakışına teslim sonbaharın kızılına yangın ve utangaç.

Dünya böyle… Tuttukça saçları yosun ne ihanet ne yalan. Yaşam var yolları kendine varan. Sen sana verilmiş en büyük armağan. Unutursan hatırlaman için zaman.

Dünya böyle… Herkesin olmalı bir deniz feneri… Karanlıkta kuzeyi gösteren pusula azur sulara düşen ışık siyah rüzgar kumlar karışır yollar ayrılır.

Dünya böyle… Su gücünü teslim etmez toprağa topraksa ateşe… Dev bir yapbozun parçası dişlilerin çiziyor karşılaştığın her yüzey köşe zemin sert ya çok fazla hisli ya da tümüyle hissiz. Zararsız ve kararsızsın.

Dünya böyle… Aşk aldığın her nefeste olduğun kendine doğduğun her an krallıklar dünyalar kurduğun yıktığın gördüğün ve gördüğüm görünen her hal aşk nabzında bir atımlık göz açıp kapatıncaya.

Dünya böyle… Sana değil hayata aşığım. Kendini tekrar eden günlere ve gecelere aynı esmeyen melteme kendi duyduğum melodiye kanımın çağrısına tenimin sıcağına üşümeye ısınmaya.

Dünya böyle… İçimin hayvanı iz olup yürürken ormanları fethederken özgürlüğüm götürse de beni ölüme toza dönüşmenin zerre zerre saçılmanın hazzına erimeye.

Dünya böyle… Cennet adımını attığın her yerde ve bazen bir düş bittiği için şükrettiğinde. Sıkılmak ve uyumak birinci tekil şahıs işleri uyuyan kedinin yer değiştirmesi sadece.

“Ve duruşunu hatırladı… Hedef ikili olmayandır -özneyle nesnenin kaybolduğu yerdir…” [Tantra Öğretisi, OSHO, Okyanus Yayınları]