01_PQAJ2757

Bir yolculuk var önümde birkaç güne kadar… Gözümde büyüyen ve ayaklarımın geri geri gittiği hiç ama hiç istemediğim bir yere çok kısa bir ziyaret gerekli gerekiyor. İçim sıkılıyor…

Kim ister önemsenmediği, aslında onu kimsenin özlemediği istemediği insanların yanına gidip de tüm bunların tam tersi olduğuna dair bir tiyatroda aptal bir rolü üstlenmeyi? Her seferinde ”artık bizim sana şunu şunu söylememize gerek yok, kompleks edinmişssin, ne gereği var, buna ihtiyacın yok” türünden sözler işitmeyi? Erişkinlik bunların farkındalığını, en önemlisi farkındalıklı sorumluluğunu ister istemez beraberinde getiriyor. Artık kendimize de rol yapacak halimiz yok.

Neden bunları yazıyorum biliyor musunuz?

FBE23CF7B7C64454611526045EBÇünkü artık ev benim, ben kendi kendime ev olmuşum kendimi barındırıyor geçindiriyorum. Zaten olması gereken de bu.

Artık bana güzel davranılmayan ya da parçası olmak istemediğim hiçbir ortama yere olaya dahil olmam da gerekmiyor.

En az duygusal hasar ve kişisel almamak ilkesiyle bu kısa yolculuktan çabucak geri dönerim umarım. Üstelik kalbimi verdiğim biricik kedimi yazlıktan çayırdan çimenden geri getirmenin zamanı da geldi geçiyor… Sırf NUTTAH için bu sefere değer! 🙂

Yol olsun öyleyse nasılsa geçip gider… En güzeli de sonrasında eve koşma kavuşma, kapıdan içeri girince kendi kendini buyur edip hoş karşılama hali. Dönüşte kendime döneceğim, en önemlisi şimdi daha iyi anlıyorum, bunca yıl hasretini çektiğim İstanbul’dan her ayrılış hüzünlü benim için. Biliyorum, çoğunuz bu şehirden kaçmak gitmek istiyor. Bense son derece stressiz ve güzel bir düzen oturttum kurdum burada. Dolayısıyla her bayram tatilinde şehir yalnızlaşıyor, ben onunla doluyor ve çoğalıyorum. Sonradan görme görgüsüz muzdarip İstanbulla aşk yaşıyorum, kimseler giremez aramıza! 😉 Üstelik hırçın da bir aşk, öyle kolay değil elbet.

Ne kadar ama ne kadar önemli! Artık evden kaçmamak tam tersine mutlu olmak, gençliğimin deli bozuk dönemlerinde ayaklarım geri geri gidip dışarıya kaçası vardı, eve dönmeyi hiç istemezdim! Artık öyle mi ya? Demek ki kendime iyi bakıyorum, tabii bi de ev deyince illa ki kedi!

fotoğraf

Not: Tabii bir de beni bekleyen has dost B. ve sohbetli uzun uzakdoğu yemeği seansımız için de bu yolu tepmeye değer! 🙂