New_Years_Resolution_Change_Ahead

Yazının BİRİNCİ Bölümü için tıklayın…

https://talasanayoga.com/2013/12/08/2014e-az-kala-sorular-ve-cevaplar/

Sevgili yoga eğitmeni arkadaşım Sebla başlattı bi top attı güzel bloğundan hadi dedi hadi çık dışarıya oynayalım! 😉 Peki Sebla… Sen istersin de çıkmam mı? 😉 Kısacık tanışabildik festival sırasında ama ne güzel frekanstı o öyle! 🙂 Sanal yazışıyoruz belki ama nasılsa enerjimiz ortak.. Yeni yılda da kalemin çağıldasın ilhamın bol olsun. Yoga Eğitmeni Sebla Kaplan‘nın bloğu ve onun yanıtları için tıklayın göz atın gayet keyifli yazıyor!

http://yogayolundayolcugerek.blogspot.com/2013/12/2014e-girerken-kisisel-cozumleme.html

Benim sorulara yanıtlarım da aşağıda! 🙂

1. 2013′te en çok gurur duyduğum şeyler neler?

Beni hergün ama hergün bazen amansızca bazen tatlı tatlı müthiş zorlayan, dinamik, tempolu, arada çıldıran çıldırtan bir işte tastamam Ekim ayında ikinci yılımı doldurmuş olmam! Çok gurur duyuyorum çünkü ben havlu atarım sevgili okur! Tepem de atarsa ortalığı ayrıca duman da ederim. Sabretmeyi, kendimi izlemeyi, içten ve dıştan öğrendiğim bir yıl oldu ve ödülünü de bol bol görüyorum göreceğim. Açıkça yazabilirim GURUR DUYUYORUM kendimle çünkü iradem dayanıklılığım dolayısıyla stresi kaldırma kapasitem gelişiyor değişiyorum. Değişebildiğimi gördükçe de ümitleniyorum ve yaşam hiç olmadığı kadar tatlı geliyor. 🙂 Kalbim her dem yemyeşil ve taze! 😉

2. Nasıl daha iyi bir _____________ olabilirim?

ARKADAŞ olabilirim? Kabuğuma çekilmek ve zaten bayıldığım yalnız olma halime bencilce gömülmekle arkadaşlığı, sosyalliği dengeleyerek, benim için değerli kişileri, dostları arayıp sorarak, ihtiyaç halinde yanlarında olarak, destek vererek ve sevgiyi, kahkahayı çoğaltarak. Ağustos ayından beri girdiğim bir süreç bu. Normalde INTROVERT (içe dönük) bir yapım var benim. Ama gördüm ki aslında pekala da dengeye gelebiliyorum. Canım isterse içe dönebiliyor, canım isterse dışa dönük (EXTROVERT) olabiliyor, dengeleyebiliyorum. OK… ayrıca, sınırlarımı iyi belirliyorum. Bir şeyi yapmak istemiyorsam bunu doğrudan söylüyorum. Lafı hiç gevelemeden.. Evetlerim EVET, hayırlarım HAYIR. Hiç şüpheniz olmasın! 😉

3. Hangi konuda tıkandığımı hissediyor / düşünüyorum?

Zaman yönetimi… Çok mesafe katettim ama yok yok yetmiyor olmuyor bazen hatta demotive oluyorum! Gıcccıııkkk oluyorum, modum düşünce aslında vaktimi heba ediyorum! Daha fena.. Ama nedir? Dövmüyoruz kendimizi. Bu Alice’in tavşanı gibi geç kaldım geç kaldım sendromum üstünde çalışıyorum. Çok zorlanıyorum! Bende fena halde DNA’da dakiklik var, düşünün, İstanbul gibi bir şehirde ben genelde az istisna ile gerçekten dakik bir insanım! Yok artık, dağıtmak istiyorum biraz. Bu zaman algısı meselesi var önümde uğraşılacak. Zamanı nasıl algıladığımız stresimizi etkiliyor, strese girince zaman yönetimimiz çıldırıyor! Fasit daire işte.. 😉

4. Hangi konu(lar)da kendi hakkımı teslim etmem lazım?

Çalışkanlığım, pozitifliğim, tutarlılığım, azimli oluşum, içtenliğim konusunda karnem pekiyilerle dolu. Hhahahaaa en güzeli de kızarır bozarır iltifat falan etmeye görsün birisi aman yok canım mübalağğğ ediyosssuuunnn tribine girip koy yan cebime derim yaparım. Yok! Etmiyorum! İyiyse iyi, kötüyse kötü! Yukarıdakiler tastamam on üstünden on!

5. Kariyerim konusunda tutkulu muyum?

Çooooook! 🙂 Hem yaptığım iş, hem bir yandan yoga gelişimim açısından evet, hem de nasıl! Ateş doluyum! 🙂

6. Ne dersler aldım öğrendim bu yıl?

Kendim olmanın, kendimi eğrisi doğrusu ile ifade etmenin ne kadar önemli olduğunu anladım. Etmediğimde, kendim olamadığımda, olmadığımda bunun bedelinin çok yüksek olduğunu gördüm. Bu bedeli de ödedim, ödüyorum. Bu dersi asla unutmayacağım. :-/

7. Kazancım ve para durumum nasıl gitti?

Kazancım ve para durumum çok iyi gelişti. 🙂 Tutumlu akıllıydım. Arada kendime ufak tefek şımarıklıklar için izin de verdim. 😉

8. Boş zamanlarımı nasıl değerlendirdim?

Okuyarak, yazarak, yoga yaparak, doğaya çıkarak, sevdiğim dostlarla görüşerek, dinlenerek, kendime iyi bakmaya özen göstererek… Yüreğimi, ruhumu besleyerek geçirdim.

9. Bedenime, ruhuma ve zihnime iyi bakabildim mi?

Genelde evet. İki istisnam oldu. Bir şeye çok ama çok üzüldüm. Madde 6’da belirttiğim konu yüzünden ruhuma iyi bakmadım. Üzüntüm ve stresim bedenimi etkiledi. Geçen ayın sonlarına doğru böbreklerim alarm verdi, iyi bir doktorum vardı ve bakış açısı harikaydı. Dedi ki üzüntüye bağlı stresten bence… Haklıydı. Üstelik bu iş güç zaman yönetimi türünden bir stres değildi. Ben bir şeylere çok üzüldüm ve üzülmüyormuş gibi yaptım. Hasıraltı etmeye kalkıştım. Üzüntüm yaptığım hatayla ilgili yoksa yaşamımın şu anki gidişatına isyan etmekten değil. Sadece kendime çok kızdım. Kızgınlığımla birazcık kendimi yaktım. Yeni yılda kendime daha güzel bakmayı istiyorum. 🙂

10. Nasıl açık fikirli oldum? Olabildim mi?

Çoğunlukla oldum. Olamadığım çok fena inat ettiğim bir huyum var, amanın, can çıkar huy çıkmaz derler ya o biçim! Hadi hayırlısı bakalım 2014’de azıcık da olsa törpülenir mi?!?! 😉

11. En çok ne zaman yaratıcı olup da gerçekten tutkuyu hissettim?

Yazı yazdığımda… Yoga dersi verdiğimde… Yoga yaptığımda… İş yerinde insanlarla olan iletişimimde ve sorunlara çözüm yaratmaya çalışırken… Evet hem zihinsel hem de yürek/ruh açısından yaratıcılık gereksinimim epeyce karşılandı heyecanlandım üretirken çalışırken! 🙂

12. Hangi projeleri tamamladım?

Her zaman Elephant Journal‘da yazı yazıp yayınlanmak istemiştim iki yazıyla bu hedefimi gerçekleştirdim.

Şimdi önümde 3 tane büyük proje var ve 2014’de hayata geçtiklerini göreceğim. Kendime en büyük meydan okumam olacak bunlar. Uffff!!! ya da YAŞASIN! 😉

13. Nasıl tıkandım, bazı işlerde yerimde saydım?

Ne zaman zihnimin tuzağına düşüp ürksem korksam kendi kendimi sabote edip yavaşlattım. Karşıma çıkan engeller karşısında korkuyu ve paniği beslemek yerine her ne zaman az da olsa farkına varıp enerjimi dönüştürsem, korkuyu iliklerime kadar hissedip de aldırış etmesem, daha doğrusu varlığını kabul edip yaptığımı yapmaya devam etsem genelde sonuçların iyi olduğunu gördüm. Cesaretim kırıldı bazı şeylerde, özellikle Madde 6 konusunda acayip şekilde tıkandım! Öyle böyle değil! Sıfır noktasına geri döndüm. Şu anda hazmetmek ve o tetiklenen duygularımın içinde kalıp oturmakla meşgulum. Biliyorum, bilmece gibi yazıyorum ama bazı şeyler yazarın mahremidir. Ondan yani! 😉

14. Zamanımı iyi değerlendirmek için yeniden nasıl bir planlama yapabilirim?

”Zaman yetmiyor, hiçbir şey yetişmez ki” tarzı olumsuz şartlanmalara kulaklarımı tıkayıp duygusal stresimi besleyip azdırmadığım zaman zaten işler bir şekilde akıp gidiyor, akmazsa da napalım! Kalan sağlar bizimdir! 😉

15. Başarısızlık korkumun beni geri tutmasına nasıl ne zaman izin verdim?

Bu defa bu yıl izin vermedim! 🙂 Madde 15 konusunda accaaaayyyyipppp mesafe katettim, dışardan hem iş hem arkadaş çevremden sıklıkla olumlu geribildirim aldım.

16. Ne zaman nerede kendimden şüphe ettim?

Bazen cidden pusulam şaştı arada! Ne zaman iç sesimi dinlemesem saçmaladım, şüphe edip de yanlış kararlar verdiğim oldu. İç bilgimi hiçe saydım çuvalladım.

17. En çok ne zaman kendimi yaşam enerjisi ile dopdolu hissettim?

Planlar bozulmak içindir! Hele benim gibi plan organizasyon vıdı vıdı bıdı bıdısı olan birisi bile bunun tadını aldıysa! Hhehheheee önce plan bozuldu falan diye hönkürdüm sonra Ağustos’ta bi şeyyy oldu bi haller geldi üzerinize afiyet dalga geçmeye başladım. Özellikle son bir aydır iş yerinde de tamamen bozuk ötesi esnekliği aşmış şaşmış günler yaşıyorum. Akşamları kafam rahat! Ertesi gün için kaygılanmıyorum. Gidiyorum işe o gün elimden geldiğince kaytarmadan vakit neye yettiyse azimle tüm plan dışı sabotajlara rağmen aynen devam… 😉 Dizginleri gevşetip dünyanın çökmediğini gördüğüm her an kendimi yaşam enerjisi ile dopdolu hissediyorum.

18. Başkalarına bana saygı duymalarını nasıl öğrettim?

Zaman zaman öğretemedim çünkü kendim saygı duymadım. Bazen işime gelmedi! Ya da işime gelince saygı duyar gibi yaptım. Farkına vardım egom daha çok sapıttı! Mükemmeldim, mükemmelim ya?! 😉 Mükemmelciliğim savunma mekanizmam ve kendi zayıf ya da yetersiz kaldığım şeylere karşı gözlerimi kapatma biçimim. Onu da farkettim. Egom daha çok çıldırdı! Sonra ufak bir denemeye giriştim. Olabildiğince çok kendi gerçeğimde kalmaya ve bunu yansıtmaya. Evetlerimin gerçek evetler, hayırlarımın gerçek hayırlar olmasına, her evet veya hayır dediğimde bunu nasıl söylediğime dikkat etmeye başladım, sonra da karşımdaki kişinin cevabımla ilgili verdiği tepkinin ya da nasıl etkilendiğinin o kişinin sorumluluğu olduğunu hatırlamaya çalıştım. Kendi gerçeğini uygun bir şekilde her ne olursa olsun ifade etmenin karşılıklı saygının temelini oluşturduğunu öğrendim. Bu sınırları sakince ama kararlı bir şekilde belirleyip uymaya başlamak fark yarattı. Bazen unuttum, arada eski alışkanlıklarıma kaydım. Ancak bir kere farkına varınca insan birkaç kez de üstüne saçmaladığına uyanınca artık pek de geri dönüş yok. Dolayısıyla herkes yanıtlarında özgür, tepkilerinde özgür, sadece kendimizin ve kendi davranışlarımızın sorumluluğunu taşırız ve yaşam basitleşir.

19. İlişkilerimi nasıl daha iyi hale getirebilirim geliştirebilirim?

Daha iyi bir dinleyici olarak. Sabır göstererek. Karşımdakinin benim önceliklerime sahip olmadığını, farklı bir yapısı, zihni, varoluşu olduğunu hatırlayarak. Madde 18’i nezaketle uygulayarak. Önce kendime saygı duyarak.

20. Hiç haksızlık ettiğim birileri oldu mu?

Kesinlikle. İki kişiye fena haksızlık ettim. Bir tanesi de bana fena haksızlık etti. Önemli değil. Olacağı varmış. Dersleri çıkardık mı? Bir tanesiyle karşılıklı olarak kesinlikle. Diğeriyle sıfır diyalog! Eh, buna da şükür. 😉 Elde var bir. 🙂

21. Kimi affetmem lazım?

Kendimi. Madde 20’deki kişiyi. Umarım o da beni affeder. Ama uzaktan yapacağım bunu. Sarmaş dolaş olmamıza hiç gerek yok. 😉

22. Ne zaman bırakma zamanıdır?

Neredeyse her zaman. Pes etmek anlamında değil. Manipüle etme, taciz etme hayatı, bırak istediği gibi gitsin olsun her şey. Sen arada bir trenden in ötekine sıçra ve yolculuğun tadını çıkar. Aslolan yol, hedef değil. 🙂 İyi anladım bunu bu sene.

23. Hangi eski huylarımdan kurtulmak isterim?

Sabırsızlığımdan.

24. Hangi yeni huylar geliştirmek edinmek isterim?

Sabırlı olmak. Daha geniş ve rahat olmak, akışa bırakmak, evrene ve kendime, iç sesime daha çok güven duymak.

25. Kendime karşı nasıl şefkatli ve iyi olabilirim?

Madde 23 ve 24 üstünde çalışarak… Bolca gülümseyerek… Kahkaha atarak ve son zamanlarda birazcık ihmal ettiğim kendi kendimle flört ederek güzelim İstanbul’da kendimle randevulaşarak! 🙂 Doğduğum ve iliklerime dek aşkını hissettiğim bu güzelim karmaşık gizemli gürültülü şehrin daha çok tadını çıkararak… 🙂

Harika bir yıl olsun sizler için de, öz ışığınız yüreğinizi aydınlatsın! Madeleine Peyroux söylesin! 😉