Yazının 1. Bölümü: 

https://talasanayoga.com/2013/12/31/peynirli yeni yil yazisi… hayir pizza margherita degil/

2013 olaylarla dolu geçti. Kişisel ve toplumsal boyutta herkes sarsıldığını tökezlediğini iyi giden bir iki bir şey olsa da hemen kurtulmak istediğini ilan etti birbirine. Umarım siz şanslılardan biriydiniz ve ahhh çok müthiş bir yıl oldu diyebildiniz! 🙂

Yılbaşı sepetleri, hediyeler ve şampanyalar uçuşsun havada bakın ama bu arada… aşağıdakileri bir okuyun.

2014 sizin için hepimiz için duyarlılığımızın ve farkındalığımızın arttığı, birbirimizi desteklediğimiz ve birinin hepimiz, hepimizin birimiz için olduğu bir yıl olsun! Dileğim budur! 🙂

Gelelim ülke ve dünya genelinde kadınlara yönelik şiddet meselesine! Aaaa, bu arada herkes zıplayıp hoplamaya yeni yılı karşılamaya sorunlara ara vermeye devam edebilir. Ben şahsen müthiş derecede ollleeeyyy kutlayalım yupppiiii gibi bir hava göremiyorum. Sen ve ben, biz zıplayaduralım ve keyfimiz yerinde olsun, her an her dakika bakın neler oluyor kadınlara!

Özellikle de geçtiğimiz yıl boyunca aşağılandığınız, size kötü davranılmasına defalarca şahit olduğunuz, sevilmediğiniz, hor görülüp küçümsendiğiniz, ekonomik gücünüz ya da eğitiminiz iyi ve yerindeyse bunların aleyhinize kullanılıp sizi yeterince kadın yapmadığı size hissettirildiyse, cinsel açıdan isteklerinizi dile getirdiğinizde hafiflik, terbiyesizlikle suçlanıp kötülendiyseniz, bunlar da şiddet! Kıskançlık da şiddet!

Şiddetin şiddet olması için mor bir göz, kırık bir buruna gelene kadar dereceleri var. Size özel yaşamınızda şiddet uygulayan her kim varsa farkında mısınız? İzin veriyor musunuz?

Dünya Sağlık Örgütü WHO’nun en son yayınladığı Ekim 2013 tarihli raporunda,

  • En son küresel verilere göre dünyada kadınların %35’i mutlaka en yakınları olan bir erkek veya hiç tanımadıkları bir erkekten yaşamları boyunca en az bir kez şiddet görmüşler.
  • Ortalama olarak bir ilişkisi olan kadınların en az %30’u eşlerinden fiziksel veya cinsel şiddet görmüşler.
  • Küresel olarak kadın cinayetlerinin en az %38’i en yakın eşleri tarafından işleniyor.
  • Şiddet fiziksel, ruhsal, düşünsel, cinsel ve üremeye yönelik sağlık sorunlarına yol açtığı gibi HIV virüsüne yakalanmayı da kolaylaştırabiliyor.
  • Kadınları riskli ortamlar veya ilişkilerde bulunmaya zorlayan faktörlerin başında düşük eğitim seviyesi, çocukken tacize uğramış olmak veya ailede şiddete tanıklık etmiş olmak, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, şiddete yönelik davranışları kabul etmek ve kadın olarak kendi cinsinin erkeklerle eşit olmadığına inanmak geliyor.
  • Daha yüksek gelirli ortamlarda okul ve eğitim bazlı gençlere yönelik özel ilişkilerde şiddetin önlenmesine yönelik bilinçlendirme programlarının biraz olsun etkili olduğu görülüyor.
  • Daha düşük gelirli ortamlarda mikrofinansal krediler ile kadınların iş sahibi olmalarına yönelik ayrıca cinsiyet eşitliği eğitimleri ve kamusal alanda kadın-erkek eşitliğinin vurgulanması, iletişim ve ilişki becerilerine yönelik eğitimler ümit veriyor.
  • Özellikle savaş, göç, işsizlik ve uyuşturucu ile seks ticaretinin yoğun olarak yapıldığı yerlerde kadınlara yönelik alışılmadık türde şiddet örneklerine sıklıkla rastlanıyor.

Birleşmiş Milletler (UNITED NATIONS) tarafından cinsiyet ayrımına dayalı herhangi bir şiddet olayının fiziksel, cinsel veya akıl sağlığına yönelik neden olduğu travma, hatta yalnızca buna yönelik tehditte bulunmak, zorlamak, geçici sürelerle de olsa bireysel özgürlüğe kısıtlama getirmek, ister kamusal ister özel hayatta, kadına yönelik şiddet olarak tanımlanıyor.

Bu yazıya şu tanımlamaları aktararak son vermek ve eğer bu tür ilişkiler içindeyseniz 2014 yılında kadın olarak özellikle kendinize en iyiyi sunmak, en iyiyi hakettiğiniz konusunda kendimi ve sizleri yüreklendirerek son vermek istiyorum.

Hepimizin yüreğinde kocaman ve güçlü bir arslan var ve biz ona CESARET diyoruz! Cesur, özgür, düşünen, üreten, seven ve sevilen kadınlar olmamız dileğiyle! 🙂

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tanımlamaları:

Yakın eş / partnerden kaynaklı şiddet: Eşin, eski eş veya sevgilinin fiziksel, cinsel veya psikolojik zarar verecek davranışlarda bulunması veya fiziksel şiddet, cinsel zorlama ve istismar, psikolojik taciz uygulaması, kontrolcü davranışlarda bulunması şiddettir.

Cinsel şiddet: Cinsellik amaçlı ve cinsellik yaşayabilmek için başka bir kişinin cinselliğine yönelik bu kişi ile ilişkinin boyutu her ne olursa olsun ve nerede olursa olsun zor ve şiddet kullanmak cinsel şiddettir. Tecavüz, zorla istenmeyen ve karşı tarafın onaylamadığı herhangi bir cinsel davranış bu tanıma girmektedir.

WHO Raporunun geri kalanını İngilizce olarak okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz

Unutmayın ki önce insansınız! İnsan gibi davranılmayı hakediyorsunuz!