snooze_button1

Neler öğrendim neler! Uyku, saat alarmı, snooze (erteleme) düğmesi deyince… O her sabah ”beşşş dakka dahaaaa nooooluuuur!!!” bas snooze’a (alarmın erteleme düğmesine) olayı uyanma sinyalleri vermeye başlayan, yani uyanma hormonları salgılayan vücuda yooook hayııır uyu sen uyumaya devam et dediğimiz için tam bir kimyasal kokteyl hazırlatıyor. Snooze’a basmak ve ertelemek patates cipsi yemekten farksız çünkü seratonin (mutluluk hormonu) salgılıyoruz bol bol! Yani bir nevi alışkanlık! Hadi bakalım! 😉 Tam REM uykusunun ortasındayken saati daha erkene kurarak kendimizi sabote ediyoruz. REM uyku şu açıdan önemli, bir önceki günün olaylarının bir nevi işlem gördüğü zaman aralığı. REM faaliyetin üst düzey olduğu bir uyku hali, yani beyinde bol bol elektrik akımı dalgalar var. NREM (REM olmayan) uyku halindeyse, ki uyku böyle başlıyor, beyin dalgaları son derece sakin ve beyin, beden dinleniyor. Kısacası REM’in işlevi başka ve REM daha çok sabaha karşı yoğunlaşıyor. REM’i bu şekilde bölmek insanı sersemletiyor ve aslında snooze’a bastıkça uyanamıyorsunuz çünkü ”sleep inertia” yani uyku tembelliğinizi uzattıkça uzatıyorsunuz. Bunun berbat bir hormonal kokteyl olduğunu söylüyor uzmanlar. Vücut uyanmaya hazırken yat uyu emri geliyor, Asimov’un tabiriyle bedenin pozitronik beynini yakıyoruz güzelce! 😉 Bir damla seratonin için değer mi? Siz söyleyin?

Ömür boyu beş dakka daha nolurculardan olduğum, ayrıca eskiden deli gibi patates cipsi de tükettiğim (maşallah o konu geçmişte kaldı) için artık bu meselenin gözünün içine bakma zamanı geldi de geçiyor diyerek, ayrıca yoğun tempolu bir hayatım var, baktım ben sürekli yorgunum. Tamam meditasyon, restoratif yoga, hatta yoga nidra ok, harika, hepsi tamam da bu işte bir terslik var. Uyku saatlerimi uzun ve yeterli tutmaya da özen gösterir oldum, bir ara günde dört beş saatle idare eder haldeydim. Önceki yazıya gelen yorumlar faydalı oldu. Uyanma saatimi çığlık çığlığa erkene çektim. Sabahları 04:45’te kalkıyorum birkaç gündür. Henüz bu açıdan da arâftayım, sonuçları başka sefere.

Bir başka gözlemim şu oldu, snooze’a bas hayatı ertele çabasının arkasında ne olduğuna bakmaya karar verdim ve bunun üzerine meditasyon yapıyorum bir süredir. Kendim hakkında çok ilginç şeyler öğreniyorum. Mesela? Uykuyu uzatmanın yalnız kalma ihtiyacıma yönelik olduğunu keşfettim. Tüm iletişim kablolarını kopartmak istiyorum, yalnız kalmak istiyorum, telefon, sms, internet, komşu, arkadaş, iş, ordan oraya git gel koş… Kısacası benimkisi hafif bir burn-out sendromu! Yani? Kendime ayırdığım zaman konusunda sıkıntı var. Bu gürültü patırtının ortasında etrafımdan emdiğim stresi soğuracak ve boşaltacak beş dakikacık da mı bulamıyorum?! Öyle mi? O halde derhal harekete geç sinyali! Yatak odasına ilk iş bu hafta sonu ”ertelediğim” ses sistemini kurup sabahları keyifli uyanmak, sabahlarıma güzel rutinler katmak, hocamın verdiği ”sabah serisini” çalışmak, ilk fincan filtre kahveden önce o çok sevdiğim bir fincan sıcak suya limonu içmek, denize karşı oturmak, günü karşılamak, meditasyonumu yapmak böylece… Ben bunları yapmazsam ııı-ııııhhhh olmuyor.

Benim gibi her zaman gecenin bağrına kaçmış saklanmış bir gece kuşunun yukardakileri yapması kolay sanıyorsanız, yok, değil. Ama ”zor” kelimesi bir zihinsel aldatmacadır. Çünkü bana seratoninnnn veeeeerrrr diye süpermarket kasasında tepinen çocuk misali şımarıktır fazlaca dinlememek lazım gelebilir. Ayrıca işleri çok daha karmaşık hale getiren bir huyum daha var. Meditasyonun bana açıkça gösterdiği üzere ben hırslı bir insanım sevgili okur! 😉 Onu da yapayım, bu da olsun, şu da! Oldu! 😉 Restoratif yogada ”kendini bırakma sanatı” diye yüksek perdeden ahkam keserken ayrıca kendime ”eğlenmek” ”gülmek” ”ağlamak” ”hissetmek” ”kendini bırakmak” reçetesi yazıyorum. 😛 Akşamları uyku zamanından önce birkaç restoratif yoga asanası vazgeçilmezim oldu. Bu yazıyı en çok da neden yazdım biliyor musunuz? Tamam, sinirleri alınmış biftek, pardon ”zen” modda yogi yogi dolaşıp sıfır stres hadi bebeğim, hayat bana ne gösterecek seni bekliyorum modunda dolaşıyor mutlu mutlu sırıtıyor olabiliriz. Peki uyurken neler oluyor? Yorgunluk ne demek? Stresliysen streslisindir numara yapmaya lüzum yok! 😉 Çünkü bastırdığın, çaresine bakmadığın stres, daha doğrusu kendine bakım yapmadığın her şey döner dolaşır uykuda sana yüzünü gösterir. Hasıraltı etmişsindir çünkü! 😉

Yazıyı yüzünüzde bir bıyık altı gülümseme izine sebebiyet vererek kapatıyorum. Bu sabaha karşı rüyamda ”yoga fly” benzeri bir uygulamada koza gibi bembeyaz bir örtünün içinde bedenim uçuşta yere paralel kollarım Shalabhasana (Çekirge) modunda Superwoman demeyeyim ama uzuuuuun zaman o pozda kalırken gördüm. Yahu benim hakikaten dinlenmeye ihtiyacım var! 😛

l