living-in-the-moment

Her türlü deneyimin, duygunun, yaşantının içinden bir trenin tünelde ilerleyip içinden geçmesi gibi geçmek gerek. Hem de o olaylar, duygular ve yaşam tarzından alınacakları, her türlü dersi ya da mesajı alarak, farkederek ve içinden hızla akmak gerek.

Deneyimlere de yapışınca, anıları serbest bırakmayınca hayat tıkanıyor kendi önüne kendini set çekiyor.

Hatta insanın bazen kendini bile bırakması gerekiyor. Ön yargıları, belli bir bedensel görünümü, gençliği, hastalık hikayelerini ve daha nicesini, elbette ki en nihayetinde bu bedeni… BIRAKMAYI BİLMEK GEREKİYOR. Kıymet bilmemekten değil, yaşamanın hakkını verebilmekten, kendindeki ve çevredekilerin içindeki artıları birlikte çoğaltabilmekten umuyorum ki hoşnut, yaşamı her haliyle kabul etmenin getirdiği zenginliğin farkında ve teşekkür edip öğrenip geçip giderek her yeni güne başlarken iştahlıyız… Umuyorum ki hergün bir öncekinden başkayız, dönüşmüş ve yüreği açık etkin bireyleriz. Kalıplaşmış beklentilerin uzağında ve kendi monotonluğumuzun bizi tehdit edemeyeceği denli maceraperestiz…

Teşekkür et… Öğren… Geç! 🙂