retrouvaille

Bembeyaz porselen tabağın yüreğinden geçen siyah çatlak.

Kavuşmak yeniden eskinin tadı.

Kara çatlak çok yol almadıysa belki yeniden yeni.

Giderek daha çok sevesin var, özleyesin. Çatlak yürür usuldan ve derin.

Durup durduğun yerde kollarını açtığın göğün mavisine kendini bırakışın, üstüne yağan hayatın yağmuruna açtığın kucağın…

Şimdiye gebesin, çocuğun bir serseri ve ucube ve uçarı ve olası ve sıradan ve sıkıcı.

Pul pul dağılan zırhının deliklerinden sızan güneşin ateşten elini tutasın var ve bırakasın.

Geceyi soyunamazsın teninden gündüzüne yabancı her daim firardasın.

Kavuşmak yeniden bugün ve dün ve yarın.

01 Nisan 2014

N. ile yeşil elma üzerine bir monoloğun parçası.