Kopru at OM Yoga
OM Yoga Merkezi

Yoga stüdyosundaki masada oturup çalışırken aklıma düştü… Karşımda sisler içinde bir ağaca bağlanan derme çatma bir asma köprünün devasa fotoğrafı duvarda asılı. Baktım kaldım…

Birkaç hafta öncesinde bir arkadaşımla iletişim sorunumuz oldu. Konuşmaya başladık ardından ufak tefek. O benim sessizliğim ve geri çekilmemden muzdarip, ben kızgınlığımı ve hayalkırıklığımı dizginleme konusunda kendimi iyice sınırlarımda gezinirken hissediyorum, benim sessizliğim uzadıkça uzuyor, aslında içerde bir şeyleri yatıştırıp sakinlemeye çalışıyorum gel gör ki dışardan başka türlü anlaşılıyor. Onun benim içinden geçtiğim süreci algılaması çok mümkün değil lakin görüşememekten ötürü takip edebilmesi de keza öyle. Derken derken uçurum arası ipleri iyice gerdik ve aramızdaki asma köprü bu gerilime daha fazla dayanamadı. Kısa bir süreliğine iplerden bir tanesi koptu.

bridge-pose-setu-bandha-sarvangasanaSonra yeniden bağlasak mı bağlamasak mı o ipi, ne olsa, ne olmasa… Burada niyet önemli. İyi niyet ve istek… İletişime açık olma arzusu, duygularını ifade edip hassas ve açık, kırılgan olabilme cesareti… Karşılıklı. Sevgili arkadaşımın en takdir ettiğim yönü denemesi ve değer vermesidir. O çok cesur. Benim en berbat özelliğim öfkemdir, Boğa burcu, toynaklarımla yeri eşelemeye başlamışsam kaçın! Kendimde en takdir ettiğim özelliğim sonunda güler geçer ve hasar vermemişsem elimden geleni yaparım, itiraf ederim, en sonunda söylerim, iç dış bir, olduğu gibi anlatırım. Birisi köprünün kopan ucunu yakalamaya görsün o adımı atmak için elinden geleni yapsın ona yüreği kapatmak mümkün mü? Özrümü diler, tüm sıcaklığımla o ipin ucunu yakalarım. Benim bu süreçteki dersim başından belki de o ipi bırakmamak, ya da bir süreliğine bıraktıysam tekrar tutmak ve adım atmak. Sonucun ne olduğu ya da olacağına hiç bakmaksızın, beklentisiz.

Bu dersi almış olarak bugün ufak da bir pratik yaptım. Kopmak üzere olan başka bir ipli asma köprünün ipini yakaladım ve adım attım. Sonucunu evrene havale ettim, serbest bıraktım. 🙂 İster bağlarız, ister kopuk kalır. Denemek, açık olmak ve değer vermenin yaşamlarımıza derinlik ve sevgiyi armağan ettiğini iliklerime kadar hissediyorum.

Bir dahaki Yoga çalışmanızda Setu Bandha Sarvangasana (Köprü Duruşu) uygularken aklınıza bir iletişim sorunu yaşadığınız ve iyileştirmek istediğiniz kişiyi getirin. Sorunu karşınıza aldığınızda işin trajik kısmını bir tarafa bırakın 🙂 onun yerine sizinle o kişi arasında bir köprü kurduğunuzu hayal edin. Bu köprüyü kurarken sükunet, huzur ve barışa odaklanın ve duruşun içinde kaldıkça kalbinizde bir ferahlık ve açılma, duygularınızın özgürleşmesini hissedin. O kişi hakkında düşünürken merhamet duygusunu yardıma çağırın. Onun gülen ve keyifli yüzünü gözünüzün önüne getirin. Gerçek yaşamda ilişkinizi onaramasanız ya da kaldığınız yerden devam edemeseniz dahi bu alıştırmayı kendi kendinize denemek bile büyük bir adımdır. Ben haklıyım sen haksızsın girdabından çıkmak için köprü bir anahtar olabilir. Duruştan çıkarken ve tekrar sırtınız, bedeniniz yere geldiğinde sırf teslimiyet ve bırakmanın gücünün tadını çıkarın. 🙂

BARIŞ !!! Önce kendi yüreğimizin içinde açacak gül kokusuyla… Gerisi boş, yağmur yağar, güneş açar…

Not: Yoga Journal USA’nın Şubat 2014 sayısında da bu konu işlenmiş. Ben hem yazıyı okumamıştım, hem de bugün stüdyoda sabahki Hatha Yoga dersinde derginin başka bir bölümünden faydalandığım için yanımdaydı. Oturduğum yerden karıştırırken, aklım da bir yandan yaşadığım iletişim sorununa kayınca dedim ki aaaaa, iletişim, köprü…. aaaaah? 😉 ve sonra bir tatlı aaaaahhhhaaaaaa, okkkk… !!! 😛 nidası!

05 Nisan 2014

T.’ye teşekkürlerimle…