yoga-householders-4

Bilgi bombardımanı altındayız! Tüm insani kullanım haklarımızı sosyal medya, e-postalar, hobiler, popüler olma, o konserden bu konsere, o atölyeden bu atölyeye yetişmeye devrettik, artık içimizde kim var oturuyor bilmiyoruz, sanırım kendimize kiracıyız! Aman şundan bundan geri kalmayayım, güzel görüneyim, bakımlı olayım, kıl tüy bıyık, yaz geldi yanık ten, basen kalça göbek derli toplu, değilse içeri mi çeksek napsak, selülit, doğum yaptım çatlak, mezoterapi, ıdı bıdı, farkında mısınız bilmiyorum ama dış dünya bize sürekli bir YETERSİZLİK reklamı yapıyor! Biz de o reklamı yiyoruz ve yetersiz hissetmemek için ruhumuzu hakikaten şeytana sattık. Akıllı, kültürlü veya avamın avamı, hatta artık avam bile kaliteli olmak zorunda gel gör ki vitrinlere oynamaktan kendimiz olmaya izin yok bir türlü!

Yoga pratiği için de geçerli! Yok ayağını başını kolunu şuraya koy, yok koyma, yok hizalan, yok bilmem ne! Tamam, en temeldeki minimum güvenlik standartlarını temel hizalanmayı sağladın ondan sonra kim tutar seni? İstediğin gibi ak, sonra dur, sonra nefesini, bedenini, eklemlerini, kan dolaşımını, diyaframını, sinirlerini, tenini seni sen yapan her şeyi duygularını düşüncelerini hepsini ama hepsini bir gözlemle izle, sinemadaki en iyi filmden daha eğlenceli garantili! Al sana meditasyon! Al sana yoga! Ne hissettin, nefesine ne oldu, neydi, ne, nereye?

Ben kendime bu akşam izin verdim. Stüdyodaki akşam dersini tamamladım, eve gelince kendi pratiğim akmaya başladı, günlerdir söyleyemediğim içimde sıkışıp kalan ne varsa bir dans koreografisi modunda dile geldi aktı sonuna doğru yavaşladı derken malumunuz Restorative Yoga müdavimi olarak en temel duruş olan Supta Baddha Konasana uyguluyorum, başım bolsterın üzerinde pek bir rahat, göğsüm açık, radyoda TRT açık ve cazzz saaati… Tango, salsa, bossa nova karışımı caz çalıyor çeşitli. Over The Rainbow’un değişik bir yorumu çalmaya başladı, sözlerin bir kısmını zaten biliyormuşum. Söylemeye başladım. Supta Baddha Konasana’da Over The Rainbow söylüyorum ama benden çıkan ses tanımadığım bir ses! O kadar şaşırdım ki kendime! Sesim diyafram nefesi yüzünden bambaşka bir derinlikte genişlikte ve kıvamlı kendinden emin neredeyse falsosuz ve rahat yayılıyor aslında dile gelen yüreğim! Kalpten söylüyorum boğazımda titreşe titreşe melodi yayılıyor. Kedim akşamın bu saatlerinde huzursuzlanmaya bayılır normalde o bile rahatlıyor az ilerde kıvrılıp kestirmeye karar veriyor. Sesim gür ve hücrelerime kadar titreşiyorum.

Allah allah! İnsan kendine izin vermeye görsün neler neler oluyor! Yoga pratiğiniz evinize gelmiş buyurmuş oturmuş hoş gelmiş! Siz misafirlerinize oraya oturma buraya otur diyor musunuz normalde? Diyorsanız o ayrı konu zaten! 😉 Siz anladınız meseleyi, kendini rahat bırakmak ve vitrine oynamamak müthiş bir şey! Yogadaki ”hipster” ve ”cool” olma halinin bile yapmacıklaştığı bir an geliyor çünkü… Kendine samimi olmak başka şey! 🙂

Dolayısıyla yogayı da her ne yapıyorsak hepsini gayet bencil keyifli yapmak lazım yoksa derhal sahneyi terket! 😉

İş, eş, çocuk, arkadaş, dost vs. hiç bitmez… Hayatın doğası bu her şey akışta akışkannn….. 24 saat televizyon izlemediğimize göre arada bir PAUSE düğmesine basmak, bilgisayarı kapatmak, telefonu sessize almak mümkün! İçe dönmek, nefes almak, evet mümkün! Bugün yaptım! Belki arada birilerini kızdırdım, birilerini sinirlendirdim, ama kendime nefes alacak bir hava baloncuğu da yarattım. Kendimi şarj etmeden nasıl olacak? Bazı fırsatlar kaçabilir daha iyileri gelsin diye! Aksi takdirde hayata sürekli borçluyuz demektir. Belki de her şey bu derece hızlanırken, herkes aynı anda metroya binmeye çalışırken yavaşlamak ve nasıl olsa o kapıdan geçeceğini bilmenin verdiği rahatlık! Belki de ayy ayyyyy ayyyyyy yetişmiyor yetişmiyor paniği içimizde yükselmeye başlarken yavaşlamanın ve konsantre olmanın, önceliklendirmeyi bilmenin bilgeliği… Biraz da tersine yaşamak! Çünkü ister büyük bir organizasyonun ister serbest çalışırken dışardaki koca bir dünyanın parçası olalım herkes ve her şey birbirine bağlıdır ve birbirinden etkilenir. Öyleyse neye kim ne zaman karar veriyor?