Yanılsamalarımın içinden geçirir beni mavi sıkıntı… Ne zaman hissetsem boğazıma çökelip de yüreğime oturduğunu sudur çaresi hafiflik ki fikrimin ilmeği kaçsın örgülenmesin hikayeler masallar nefes alsın. Su gelip geçer içimden ben geçerim suyun içinden… Bir kulaç bir tane daha ellerimin suya teması ve geçirgen yaşamlar dakikaların tık nefes birbiriyle amansız yarışı önceleri telaş sonra yavaş daha da yavaş ritmini buluncaya dek her ana yeniden başlamak sonsuzluğun kapısına dayanmak çünkü ruhumdur ölümsüz olan zihnimin kışkırttığı bedenim cüretkar haddini bilmez böylece aklımın yangını başlayınca sudur hakkından gelen engin mavi bir sıkıntı ki içime ulaşabileyim dışımdan boşanıp hatırlayabileyim ışığın kırılganlığını ah bu yaz sıkıntısı en uzun ayındayız Ağustos hem bitsin hem bitmesin kararsız soyununca giyinmek gibi çıplaklık üşür saklanır kendi cesaretine şaşırır. Ah şu farkındalık gözlerini gözlerime diken beni kendimden de iyi gören utandırma beni daha yeni kaldırmıştım başımı bakışımda muzipçe bir davet oynayalım mı diye sormuştum sen de evet demiştin… Şimdi deniz masmavi bir sıkıntıya sonsuz olsa kırışıksız yakışıksız ve çirkin yeter ki dünyanın davetini tekrar kabul edebileyim diye dursak yerçekimsiz çekimin yörüngesinde dönsek dünyaları dolaşıp… Ah bilmeden bilmek ve bu lisanı ölesiye unutmayı istemek… = Zihin.

”Embrace the days
Don’t turn away
Life’s true intent needs patience
Karma starts the signal” [Dream Theatre]

”Mavi Sıkıntı / Blue Trouble” foto / photo: Cigdem Toskay ©2014.