Malum artık yağmur mevsimi dolayısıyla sonbahar filmlere kendi vermenin tam zamanı, evin tadını çıkarmanın… 🙂

Uzun zamandır MUBI abonesiyim ve online sinema izleme keyfi için tavsiye ederim. Özellikle de Holywood sinemasının dışına çıkıp dünya sineması ve klasiklerin keyfine varmak istiyorsanız.

Küçük bir tavsiye listesi derledim son izlediklerimden…

1. POETRY / SHI / ŞİİR

Yönetmen LEE CHANG-DONG
Güney Kore 2010

Cannes’da En İyi Senaryo ödülüne layık görülmüş filmde şair ruhlu Yang Mi-ja yaşlılığın yaklaşan zorlukları ve ailesinin hayatını etkileyecek bir suç ile başetmeye çalışıyor. Adı gibi şiir olan bir film. Çekimler, sahnelerin fotografik özellikleri büyüleyici.

2. BARNEY’S VERSION / BENİM HİKAYEM

Kanada 2010
Sideways ile tanınan Paul Giamatti’ye Altın Küre kazandıran bu filmde ünlü aktöre Dustin Hoffman ve Minnie Driver eşlik ediyor. Film Mordechai Richler’ın ödüllü romanından uyarlanmış ve hayatın keyifli ve hüzünlü anlarını sade bir dille anlatıyor. Barney’nin geriye dönerek hayatının 30 yılını anlattığı bu komedide onu aldatan ilk karısıyla İtalya’daki hayatından başlayıp sevgili üçüncü karısı Miriam’a kadar dinliyor, arada babası ve arkadaşlarıyla da tanışıyoruz. Eğlenceli ve dokunaklı…

3. MOTORCYCLE DIARIES / DIARIOS DE MOTOCICLETA / MOTORSİKLET GÜNLÜKLERİ

Yönetmen WALTER SALLES
Arjantin 2004
Che Guevera’nın gençlik yıllarının anlatıldığı film Altın Küre’ye aday olmuş ve Sundance Film Festivali’nde gösterilmiş. 1952’de, devrim öncesi günlerde tıp öğrencisi olan 23 yaşındaki Che Guevera, arkadaşı Alberto Granado ile Güney Amerika’da motorsiklet turuna çıkar. İki genç adam yolculukları sırasında adeta aydınlanıyor, kendi gerçeklerine uyanıyor ve hayata yepyeni gözlerle bakmaya başlıyorlar.
4. HAPPY TOGETHER / CHUN GWONG CHA SIT / MUTLU BERABERLİK
Yönetmen WONG KAR-WAİ
Hong Kong 1997
Wong Kar-Wai en sevdiğim yönetmenlerden… In the Mood for Love ve onun devam filmi olan 2046’yı hatırlarsınız belki. 1997 yapımı Mutlu Beraberlik’te ne birlikte, ne ayrı yapamayan iki genç erkeğin fırtınalı, şefkatli, duygusal, acımasız, sevgi dolu, duyarsız aşk hikayesini izliyoruz. Film Arjantin’de geçiyor ve elbette tango da var! Her zamanki gibi eşsiz bir görsellik ve Kar-Wai’nin ışıkla olan flörtü büyüleyici.
5. THE MILL AND THE CROSS / DEĞİRMEN VE HAÇ
Yönetmen LECH MAJEWSKİ
Polonya 2011
Pieter Bruegel’ın başyapıtı ‘Calvary Yolunda’ İsa’nın çarmıha gerilişini 16. Yüzyılda İspanyol istilası altındaki Antwerp’e uyarlar. Film, günlük yaşamı ve olağan karşılanan ölümleri sessizce, bir tablo gibi hayata geçiriyor ve sanat, tarih ve dini harmanlayarak karmaşık, katmanlı bir rüya sunuyor.
Bruegel’ın ünlü bir tablosunu çıkış noktası olarak alan filmde asıl yıldız sanatçı değil sanatı. “Sinema ile resim yapan” ve teknolojinin tüm imkanları seferber edilerek çekilen film (mavi ekran, arka planlar, dijital çekimler), sanat tarihçisi Michael Francis Gibson’ın kitabından uyarlanmış.
Benim yorumum, en çok filmin açılış sahnesinden etkilendim… Daha önce tarihi devasa yağlı boya tabloların nasıl yapıldığını hiç düşünmemişim… Çok şaşırdım ve tabii yaaaa!?! dedirtti bana… Vay canına! Filmin konusu tarih ve din, sosyolojik süreçlere ilginiz yoksa sıkıcı gelebilir. Bence sinematografi açısından müthiş!
Not: Metinlerin bir kısmı MUBI’nin film tanıtımlarından alınmıştır.