”Hadi,” dedi, ”gel gidelim!”

Ne zamandır ha gittim, ha gideceğim, Joan Miró sergisi kaçtı kaçacak…

Ne zaman Barcelona’ya gitsem Gaudi’den, Picasso’dan fırsat bulup da Miró‘ya sıra gelmez, gelemedi. Ben onu hep ihmal ettim. Kim derdi ki bu tuhaf rengarenk geometrisi kaymış neredeyse bir çocuğun naifliğini çizgiye renge taşıyan adam koca bir şiir ve yürek barındıracak sessiz sedasız çağıldayan bir nehircesine anlatacak anlatacak içinde gizlediği düşleri ve tutunacak bir dal arayacak savaşlar, devrim ve kan, içi boşalmış kof ideolojik söylemler havada uçuşurken Franco’nun diktasına dahi meze olmayacak! Resimlerinden, Dünyayı Oluşturan Dört Renk‘ten, şiir tutkusundan, kişiliğinden o kadar etkilendim ki bu bir tadımlık olsun. Çünkü sergiyi gezdiğim arkadaşım sevgili B. ile beraber bir yazı yazacağız. O kendince Sanat Tarihçisi gözüyle anlatacak, ben hayat hikayesi ve kişiliği, duygu dünyası üzerinden anlatmaya gayret edeceğim.

Kısacası bu bir teaser… 😉 to be continued… 🙂

Not: Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergiyi 01 Şubat 2015’e kadar gezebilirsiniz.

Sevgili S.Y.‘nin oğlu minik bir çocuk kazası geçirdi başını çarptı. Şimdilik beyin kanaması riski görünmüyor ama önümüzdeki bir hafta gözlem altında. Dualarınızı esirgemeyin gönderin, bir an evvel sağlığına kavuşsun. ❤