Soğukla aram hiç iyi olmamıştır. Yoga bu açıdan bende tam bir devrim yarattı. Üşümek metabolizma hızı ve kan dolaşımıyla yakından ilişkili. Kendini yorgun hissetmenin ciddi bir kısmının da psikolojik ve zihinsel olduğunu gözlemlediğim oldu. Bu yazdıklarım benim bedenim, benim duygu dünyam, tamamen kendi deneyimlerim. Sizde de aynısı olur demek istemiyorum. Kötü bir tümevarımcılık örneği olur.

Son zamanlarda havaların soğumasıyla birlikte inanılmaz tembelleştim. Bu yüzden de kendimi tekmelemeye karar verdim! Soğuk işin bahanesi diyerek bu haftasonu uzun uzun yürüdüm. Açık hava lazım biz ofis insanlarına. Gün ışığı lazım, ama gri ama puslu. Hava ne kadar kapalı olursa olsun bu Drakula durumlarına bir dur demek iyi oldu. Fotoğraf makinası beni motive etti, evden çıkardı, facebook ve instagram hesaplarımdan herkesin gözlerine ve estetik zevkine güzelce tecavüz ettim, çok pardon, lakin bu işkence devam edecek, söylemedi demeyin! Kuzey kutbu kıyafetimle martıların, vapurların peşindeydim, İstanbul’un denizi çağırdı beni.

Uzun süreler oturur pozisyonda kalıyor, ellerde ve ayaklarda üşüme hissediyorsanız yogada öne eğilmeler ve ters duruşlar genelde mükemmel çare. Bonus faydalar da var: Sempatik sinir sistemi yatışıyor, özellikle öne eğilmelerde kalp kasları ayrıca forma giriyor. Sirsasana, Viparita Karani, Janu Sirsasana, Gomukhasana ve Matsyasana gibi duruşlar kan dolaşımını tetikliyor. Kışın soğuğuyla başa çıkmak için pratiğinizin içine katabilirsiniz. 🙂