apple gravity

Dünyalar kurulur, dünyalar yıkılır.

Yer, çeker, kurar, sonra yıkar.

Kabul etmezsen ufalanır toz toprağa karışırsın, kabul edersen içine bir şey almadan saf su olur akarsın.

Kendimi Kaf Dağı’nın tepesinden indirip de yine kendi Atlantisimi bulma ukalalığına bulandığım bir tuhaf yol hikayesinde Don Kişotvari romantik bir tavırla egomun ateşini körüklediğimdendir ki yaşam tutkum eninde sonunda tohumumu çatlatacak ve kim bilir içimden nasıl bir filiz fışkıracak?!

Birdenbire hayat depreme keser, kurguyla yıkım elele tutuşur yepyeni için buluşur. Ne rüya, ne plan, ne ümit etmek, günler kendi gerçeğini kendi kumaşından dokur sanki ve ilmek ilmek zar atılır ta ki oyun tahtasının her iki yanını kapatıp kalkıncaya dek, bir bakmışız ki aslında ne oyun var ne de oyuncular…

Öyle bir hayale uyanıyorum ki gerçek!

Not: Ray Donovan’ı izleyenler bilir… Şarkının bittiği saniyede olanları…….