SAMSUNG CAMERA PICTURES
“yorgun elma”
fotoğraf: Çiğdem Toskay – 2015

1. Ahimsason… Doğanın karşısında duyduğumuz çaresizlik, ümit, ona yüklediğimiz anlamlar, beklentilerimiz… Ya çok küçümser, ya da dev aynasında görürüz kendimizi. Bazen yüksek kapasitede üretim, yatırım yaptığımız yanılsamasıyla büyük bir verimlilik ve geri dönüş, ürün bekleriz. Beklemek… Karma dediğimiz her zaman geçmişte ne yaptığımızla ilgili değil. Aynı anda hem geçmişi hem de şimdiki zamanda geçen düşünce, duygularla hareketleri de ifade ediyor. Bir yerde yaptıklarımızın ve yapacaklarımızın ürünüyüz. Ama bir yandan da değiliz, çünkü şimdiki zaman, ne geçmişi ne de geleceği tümüyle yansıtan mutlak doğru bir endeks değil. Karma çok karmaşık bir konu.

Kiraz bahçesinde beyaz çiçekler yağdı ve erkenciler belirmeye başladı. Kiraz ağaçlarının tenine dokunuyorum, rengini, gövdenin kabuğunu, taze sürgünleri, çiçek ve yaprakları izliyorum. Ağaçlara olabildiğince ihtiyaçlarını anlayarak iyi bakmaya, doğanın amansız hızına yetişmeye çalışmak var.

Elma bahçesindeki ağaçlara da öyle. Ne var ki bu sene kirazlar bereketli, elmalar sus pus, muhtemelen dinlenecekler, güç toplayacaklar. Onların da tenine temas edilecek, ilgilenilecek. Meyve vermedi diye kötü davranmayacağız, küsmeyeceğiz birbirimize.

Keşke ağaçlarla kurduğumuz ilişki insanlarla da böyle kurulabilse. Birbirimizin beklentilerini karşıla(ya)madığımızda, tek tanrılı dinlerin ellerimize, gönüllerimize geçirdiği prangaları atabilsek, zincirlerimizi kırabilsek! Sevgililere, eşlere, çocuklara, ağaçlara, hayvanlara, doğaya “caput” gözüyle bakmaktan vazgeçebilsek… Beklentilerimiz boşa çıktığında cennet ve cehennem dogmasıyla yaftalamanın naif ve bir o kadar da tehlikeli tuzağını hemen o anda görebilsek… Yaşam iklimini sevmek ister, bağrında gizlediği tohumunun kabuğu uygun koşulları bulduğunda çatlar ancak ve onun zamanı da kanunu da başka yazılmışsa eğer, entellektüel hırslara, dindar ve manidar koşullanmalara gelemeyecek denli kendini her ne pahasına olursa olsun deneyimlemek özgürlüğünü kimsenin eline teslim etmeyecektir. Doğa, yavaşın ve hızlının, ölümün ve yaşamın kanunu karşısında büyük bir coşkuyla devinir. Sahip olmak ve kelle hesabı yapmak için tüm düzeni altüst etmeye her an hazır, canına tak ederse iklim değişimi, yeter artık derse kocaman bir ozon deliği yaratabilir! Bu da karma değilse nedir?

Biz insanların aramızda olan bitenleri, bir elma, kiraz bahçesinden ya da bir arı kovanının içinde olan bitenden farklı görmüyorum. Hatta geçen gün konuşuyorduk, doğa zorlamayı ve zorlanmayı da seviyor; toprak dövülmeyi, sürülmeyi, altüst olmayı, tohum tav edilmeyi özlüyor diye. Değişimi, zamanı, duyguları dondurdukça suyu acıyan bir göl besleniyor içimizde, zihin yosun tutuyor. Karma, geçmişini, şimdiki halini ve dolayısıyla geleceğini, yani kendini, iyisi ve kötüsüyle, olan ve olmayanla, gelen ve gelmeyenle sevemediğinde acılaşıyor. Varoluş karşısında çaresiz bir isyana dönüşüyor. Yaşam daralıyor böylece çünkü ölümüne nefes veriliyor bir sonraki nefesi içine çekmekten, yaşamı tekrar genişletip davet etmekten ürkerek. Kendi uzun kışının içine saklanıverince, baharı özlemekten vazgeçince, demek ki kirazlar verecek, elmalar dinlenecek. İnsanlar da böyle. Ummadık bir anda başımıza bahar gelir umarım ve uzun kış uykularından uyanırız. Cesaretimiz kırıldığı yerden sürgün verir. Yabani gövdelerimize aşıladığımız geçmişin derslerinden, hayalkırıklıklarından lezzetli meyveler veririz, içtenlikle. Beklenmedik ve istenmedik olageldiğinde bakımsız bahçelerin ayrık otlarını temizleyip yaşam bahçemize gerçekten bakmaya başlarız. Farkındalık o biricik yaşam bahçesine aslında “sahip” olmadığımız, ancak onun “misafiri” olduğumuzu keşfetmekle başlayabilir. Ödünç verilmiş bir zaman diliminde ve bir coğrafyada ne yapmak istediğimizle ne olmak istediğimiz arasında gidip gelen sarkaç kimi ve neyi işaret ediyor?

Yoldaşlar vardır hayatımızda, bir de Kapitalistler… Kirazın, elmanın suçu ne? 😉

AHİMSA (Şiddetisizlik) ile ilgili olarak…

yazının ilk bölümü yamalardan ahimsa sosyal disiplin meseleleri (1)

yazının ikinci bölümü yamalardan ahimsa sosyal disiplin meseleleri (2)

yazının üçüncü bölümü yamalardan ahimsa sosyal disiplin meseleleri (3)

*caput – Latince, kafa, kelle anlamında. Mülkiyet, kapitalizm ile ilgili bakınız… capitalism

SAMSUNG CAMERA PICTURES
“erkenci kiraz”
fotoğraf: Çiğdem Toskay – 2015